İnterstisyel Sistitte Hidrodistansiyon: Mesane Ağrı Sendromunda Uygulama ve Süreç
İnterstisyel sistit, günümüzde sıklıkla mesane ağrı sendromu ile birlikte değerlendirilen, mesane bölgesinde uzun süren veya tekrarlayan ağrı, basınç ve rahatsızlık hissiyle seyredebildiği gibi sık idrara çıkma ve ani idrar yapma ihtiyacı gibi yakınmaların da eşlik edebildiği bir klinik tablodur.
Hastalığın belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda mesane doldukça artan ağrı ön plandayken bazı hastalarda günlük yaşamı etkileyebilen sık idrara çıkma veya gece idrara kalkma şikâyetleri daha belirgin olabilir.
İnterstisyel sistit tanısında tek başına kullanılan ve her hastada kesin tanı koyduran bir test bulunmaz. Bu nedenle değerlendirme sırasında hastanın yakınmalarının ayrıntılı olarak incelenmesi ve benzer belirtilere yol açabilecek idrar yolu enfeksiyonları, mesane taşları ve diğer ürolojik hastalıkların ayırt edilmesi önem taşır.
Hidrodistansiyon, mesanenin sistoskopi sırasında kontrollü biçimde sıvıyla doldurularak genişletilmesini ifade eden bir işlemdir. İnterstisyel sistit veya mesane ağrı sendromu düşünülen seçilmiş hastalarda, mesane içerisinin ayrıntılı değerlendirilmesine yardımcı olmak ve bazı durumlarda tedavi planının bir parçası olarak kullanmak amacıyla uygulanabilir.
Ancak hidrodistansiyonun her interstisyel sistit hastasında uygulanması gerekmez. İşlemin gerekli olup olmadığı, hastanın belirtileri, daha önce yapılan incelemeler ve ürolojik değerlendirme sonucunda belirlenir.
İnterstisyel Sistit Nedir?
İnterstisyel sistit, mesane ve çevresinde hissedilen kronik veya tekrarlayan ağrı, basınç ya da rahatsızlık hissinin ön planda olduğu bir durumdur. Güncel tıbbi terminolojide bu tablo için mesane ağrı sendromu veya İngilizce karşılığıyla bladder pain syndrome ifadeleri de kullanılmaktadır.
Hastalığın adında “sistit” kelimesinin bulunması, durumun sıradan bir idrar yolu enfeksiyonu olduğu anlamına gelmez. İnterstisyel sistitte çoğu hastada bakteriyel enfeksiyona bağlı klasik bir sistit tablosu bulunmaz.
Bu nedenle hastalığı yalnızca mesane duvarının iltihabı olarak tanımlamak doğru değildir. İnterstisyel sistit, farklı hastalarda farklı özellikler gösterebilen ve nedeni her zaman net olarak ortaya konulamayan karmaşık bir klinik durumdur.
Hastaların yakınmaları dönem dönem artabilir veya azalabilir. Bazı kişilerde belirli gıdalar, stres, uzun süre idrar tutma veya mesanenin fazla dolması belirtilerin daha belirgin hissedilmesine yol açabilir.
Değerlendirme sırasında yalnızca ağrının varlığına değil;
- Ağrının ne zaman ortaya çıktığına,
- Mesane doldukça değişip değişmediğine,
- İdrar yaptıktan sonra azalıp azalmadığına,
- Gün içerisinde kaç kez idrara çıkıldığına,
- Gece idrara kalkma sıklığına,
- Daha önce geçirilen idrar yolu hastalıklarına
da bakılır.
İnterstisyel Sistit Belirtileri Nelerdir?
İnterstisyel sistit belirtileri her hastada aynı yoğunlukta görülmez. Hastalığın seyri zaman içerisinde de değişebilir. Bazı dönemlerde şikâyetler daha hafif olabilirken bazı dönemlerde günlük yaşamı etkileyebilecek düzeye ulaşabilir.
En sık karşılaşılan yakınmalar arasında şunlar bulunabilir:
- Mesane bölgesinde ağrı veya basınç hissi
- Alt karın bölgesinde rahatsızlık
- Mesane doldukça artabilen ağrı
- İdrar yaptıktan sonra geçici rahatlama
- Sık idrara çıkma
- Gece birden fazla kez idrara kalkma
- Ani idrar yapma ihtiyacı
- Pelvik bölgede ağrı veya hassasiyet
- Bazı hastalarda cinsel ilişkiyle ilişkili ağrı
- Şikâyetlerin dönem dönem artıp azalması
Bu belirtilerin interstisyel sistite özgü olmadığını bilmek önemlidir.
İdrar yolu enfeksiyonu, aşırı aktif mesane, mesane taşı, prostat hastalıkları, üretra sorunları ve bazı jinekolojik durumlar benzer yakınmalara neden olabilir.
Bu nedenle yalnızca sık idrara çıkma veya mesane ağrısına bakılarak interstisyel sistit tanısı konulmamalıdır.
Mesane Doldukça Ağrının Artması Ne Anlama Gelebilir?
İnterstisyel sistit veya mesane ağrı sendromunda bazı hastalar, mesane doldukça ağrı, basınç veya rahatsızlık hissinin arttığını tarif eder.
İdrar yapıldıktan ve mesane boşaltıldıktan sonra bu yakınmalarda geçici bir azalma görülebilir. Bu özellik, hastanın değerlendirilmesinde dikkate alınan belirtilerden biridir.
Ancak mesane dolumuyla ortaya çıkan ağrının tek nedeni interstisyel sistit değildir. Bu nedenle bu şikâyetin diğer bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İnterstisyel Sistit Nasıl Teşhis Edilir?
İnterstisyel sistitin değerlendirilmesi çoğu zaman tek bir test sonucuna dayanmaz.
Tanı sürecinin önemli bölümlerinden biri, benzer şikâyetlere yol açabilecek diğer hastalıkların araştırılmasıdır.
Bu nedenle değerlendirme hastanın yaşı, şikâyetlerinin süresi, ağrının özellikleri, daha önce geçirdiği hastalıklar ve yapılan incelemelerin sonuçlarına göre planlanabilir.
1. Hasta Öyküsünün Değerlendirilmesi
İlk aşamada hastanın yaşadığı yakınmalar ayrıntılı biçimde sorgulanır.
Özellikle:
- Ağrının ne kadar süredir bulunduğu,
- Mesane doluluğuyla ilişkisi,
- İdrar yaptıktan sonra değişip değişmediği,
- Günlük idrar sıklığı,
- Gece idrara kalkma sayısı,
- Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu öyküsü,
- Daha önce kullanılan tedaviler
değerlendirilebilir.
Hastanın yakınmalarının zaman içerisindeki değişimi de tanısal değerlendirmeye katkıda bulunabilir.
2. İdrar Tahlili ve İdrar Kültürü
İnterstisyel sistite benzeyen yakınmaların önemli nedenlerinden biri idrar yolu enfeksiyonudur.
Bu nedenle hastanın şikâyetlerine göre idrar tahlili ve gerekli durumlarda idrar kültürü istenebilir.
İdrarda bakteri saptanması veya kültürde enfeksiyon etkeninin üremesi durumunda öncelikle enfeksiyon değerlendirilir.
Buna karşılık tekrarlayan mesane ağrısı ve sık idrara çıkma şikâyetleri bulunan bir kişide yapılan kültürlerin sürekli negatif olması, diğer nedenlerin araştırılmasını gerektirebilir.
3. İşeme Günlüğü
İşeme günlüğü, hastanın belirli bir süre boyunca ne zaman ve yaklaşık ne kadar idrar yaptığını kaydetmesine dayanır.
Bu kayıt sayesinde:
- Günlük idrar yapma sıklığı,
- Gece idrara kalkma sayısı,
- İdrar hacimleri,
- Sıvı tüketimiyle şikâyetlerin ilişkisi
hakkında bilgi edinilebilir.
Özellikle çok sık idrara çıktığını belirten hastalarda işeme günlüğü, yakınmaların objektif olarak değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
4. Görüntüleme Yöntemleri
Hastanın şikâyetlerine bağlı olarak ultrasonografi veya gerekli görülen başka görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Görüntülemenin temel amaçlarından biri mesane ağrısına veya idrar yakınmalarına neden olabilecek başka bir problemi araştırmaktır.
Örneğin mesane taşı, böbrek veya üriner sistemle ilişkili başka bir sorun bulunduğunda tedavi yaklaşımı interstisyel sistitten farklı olacaktır.
5. Sistoskopi
Sistoskopi, ince bir optik sistem kullanılarak idrar kanalının ve mesanenin doğrudan görüntülenmesini sağlayan endoskopik bir işlemdir.
İnterstisyel sistit değerlendirmesinde sistoskopi her hasta için zorunlu bir test değildir. Ancak belirtilerin özelliklerine, hastanın yaşına veya başka bir mesane hastalığından şüphelenilmesine göre gerekli görülebilir.
Sistoskopi sırasında mesanenin iç yüzeyi değerlendirilirken bazı hastalarda Hunner lezyonu olarak adlandırılan özel lezyonlar görülebilir.
Gerekli durumlarda işlem sırasında mesane dokusundan biyopsi alınması da gündeme gelebilir.
İnterstisyel Sistitte Tek Bir Tanı Testi Var mıdır?
İnterstisyel sistiti tek başına kesin olarak gösteren bir laboratuvar testi veya görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır.
Bu nedenle tanı sürecinde hastanın belirtileri ve klinik öyküsü önemli yer tutar.
Değerlendirmenin bir diğer amacı da benzer belirtilere neden olabilecek durumları dışlamaktır.
Bu kapsamda gerekli görülen hastalarda:
- İdrar yolu enfeksiyonları,
- Mesane taşları,
- Üriner sistem tümörleri,
- Aşırı aktif mesane,
- Üretra hastalıkları,
- Bazı jinekolojik hastalıklar,
- Kronik pelvik ağrıya neden olabilecek diğer durumlar
araştırılabilir.
Bu nedenle iki hastanın şikâyetleri birbirine çok benzese bile tanı sürecinde uygulanacak incelemeler aynı olmayabilir.
Hidrodistansiyon Nedir?
Hidrodistansiyon, mesanenin sistoskopik inceleme sırasında kontrollü bir biçimde sıvıyla doldurularak genişletilmesi işlemidir.
Uygulama genellikle hastanın ağrı hissetmesini önlemek ve mesanenin kontrollü şekilde değerlendirilebilmesini sağlamak amacıyla anestezi altında gerçekleştirilir.
İşlem sırasında mesane belirlenen protokole uygun şekilde sıvıyla doldurulur. Böylece mesanenin iç yüzeyi ve kapasitesi hakkında ek bilgiler elde edilebilir.
Hidrodistansiyonun kullanım amacı her hastada aynı değildir.
İşlem;
- Mesane iç yüzeyinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi,
- Hunner lezyonlarının araştırılması,
- Gerekli durumlarda biyopsi alınması,
- Mesanenin anestezi altındaki kapasitesinin değerlendirilmesi,
- Seçilmiş hastalarda tedavi yaklaşımının bir parçası olarak kullanılması
amacıyla gündeme gelebilir.
Hidrodistansiyon, interstisyel sistit tanısı düşünülen her hastada yapılması gereken zorunlu bir işlem değildir.
Kullanılıp kullanılmayacağına hastanın klinik durumu ve daha önce yapılan incelemeler dikkate alınarak karar verilir.
İnterstisyel Sistitte Hidrodistansiyon Neden Uygulanabilir?
Hidrodistansiyon hem mesanenin değerlendirilmesine yardımcı olan bir işlem hem de bazı hastalarda tedavi planının içerisinde değerlendirilebilecek bir uygulamadır.
Ancak hidrodistansiyonun hastalığın kesin tanısını koyan veya tüm hastalarda aynı sonucu veren bir yöntem olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
İşlemin uygulanabileceği durumlar arasında şunlar bulunabilir:
1. Mesanenin İç Yüzeyinin Değerlendirilmesi
Sistoskopi ve hidrodistansiyon sırasında mesane duvarı doğrudan gözlemlenebilir.
Bu inceleme, özellikle başka mesane hastalıklarından şüphelenilen veya mesane içerisinde belirli lezyonların araştırılması gereken hastalarda ek bilgi sağlayabilir.
2. Hunner Lezyonlarının Araştırılması
Bazı interstisyel sistit veya mesane ağrı sendromu hastalarında Hunner lezyonları olarak adlandırılan mesane duvarı değişiklikleri bulunabilir.
Hunner lezyonlarının varlığı hastalığın alt tipinin değerlendirilmesi ve sonraki tedavi seçeneklerinin planlanması açısından önem taşıyabilir.
Ancak her interstisyel sistit hastasında Hunner lezyonu görülmez.
3. Gerekli Durumlarda Biyopsi Alınması
Mesane içerisinde değerlendirilmesi gereken şüpheli bir alan görülmesi halinde sistoskopi sırasında biyopsi alınabilir.
Biyopsi her hastada zorunlu değildir. Gerekli olup olmadığı sistoskopik bulgular ve klinik değerlendirme sonucunda belirlenir.
4. Mesane Kapasitesinin Değerlendirilmesi
Hidrodistansiyon sırasında mesanenin anestezi altında ulaşabildiği kapasite hakkında bilgi edinilebilir.
Ancak mesane kapasitesinin tek başına interstisyel sistit tanısı koydurmadığı ve hastalığın değerlendirilmesinin yalnızca bu ölçüme dayandırılmaması gerektiği unutulmamalıdır.
5. Tedavi Planının Bir Parçası Olarak Değerlendirilmesi
Bazı hastalarda hidrodistansiyon sonrasında mesane ağrısı veya idrar yakınmalarında geçici değişiklikler görülebilir.
Bununla birlikte her hastada aynı klinik yanıt beklenmez ve işlemin etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Bu nedenle hidrodistansiyonun tedavi amacıyla kullanılması, hastanın belirtileri ve daha önce uygulanan tedaviler dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Hidrodistansiyon Nasıl Yapılır?
Hidrodistansiyon, mesanenin sistoskopi eşliğinde kontrollü olarak sıvıyla doldurulması ve bu sırada mesane iç yüzeyinin değerlendirilmesi işlemidir. Uygulama çoğunlukla anestezi altında gerçekleştirilir.
İşlemin ayrıntıları kullanılan klinik protokole ve hastanın durumuna göre değişebilir. Bu nedenle hidrodistansiyon için her merkezde ve her hastada aynı süre, aynı basınç veya aynı uygulama biçiminin kullanıldığını söylemek doğru değildir.
Temel aşamalar şu şekilde özetlenebilir:
1. Anestezi Uygulanması
Hidrodistansiyon sırasında mesanenin kontrollü olarak doldurulması rahatsızlık ve ağrıya neden olabileceğinden işlem genellikle anestezi altında yapılır.
Uygulanacak anestezi yöntemi hastanın genel sağlık durumu, yaşı, eşlik eden hastalıkları ve yapılması planlanan diğer işlemler dikkate alınarak belirlenir.
Anestezi öncesinde hastanın düzenli kullandığı ilaçlar, daha önce geçirdiği ameliyatlar ve varsa anesteziyle ilişkili önceki sorunları değerlendirilir.
2. Sistoskopla Mesaneye Ulaşılması
İşlem sırasında sistoskop adı verilen endoskopik cihaz doğal idrar kanalından ilerletilerek mesaneye ulaştırılır.
Sistoskopun optik sistemi sayesinde mesanenin iç yüzeyi doğrudan görüntülenebilir.
Bu aşamada mesane duvarında:
- Lezyon,
- Taş,
- Kanama alanı,
- Şüpheli doku değişikliği,
- Hunner lezyonu düşündüren görünüm,
- Başka bir mesane patolojisi
bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.
3. Mesanenin Kontrollü Olarak Doldurulması
Mesaneye ulaşıldıktan sonra mesane kontrollü biçimde sıvıyla doldurulur.
Bu işlem sırasında amaç mesaneyi gelişigüzel veya aşırı şekilde genişletmek değildir. Uygulama, kullanılan protokol doğrultusunda kontrollü basınç ve süreyle gerçekleştirilir.
Yüksek basınçlı veya uzun süreli hidrodistansiyon rutin bir yaklaşım olarak değerlendirilmez.
Uygulamanın biçimi hastanın özellikleri ve işlemi gerçekleştiren ekibin kullandığı klinik protokole göre değişebilir.
4. Mesane Duvarının Yeniden Değerlendirilmesi
Mesanenin kontrollü olarak genişletilmesinin ardından mesane iç yüzeyi tekrar incelenebilir.
Bu değerlendirmede:
- Hunner lezyonları,
- küçük kanama alanları,
- glomerülasyon olarak adlandırılan noktasal kanamalar,
- mesane mukozasındaki diğer değişiklikler
gözlemlenebilir.
Ancak hidrodistansiyon sırasında görülen her bulgunun tek başına interstisyel sistit tanısı anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
5. Gerekli Durumlarda Biyopsi Alınması
Sistoskopi sırasında mesanede ayrıca değerlendirilmesi gereken bir alan görülürse biyopsi alınması gündeme gelebilir.
Biyopsinin amacı yalnızca interstisyel sistit tanısını doğrulamak değildir. Bazı durumlarda benzer belirtilere veya mesane duvarında benzer görünümlere neden olabilecek farklı hastalıkları ayırt etmek amacıyla doku örneği alınabilir.
Her hastada biyopsi yapılması gerekli değildir.
6. İşlemin Tamamlanması
Değerlendirme tamamlandıktan sonra mesane içerisindeki sıvı boşaltılır ve sistoskop çıkarılır.
Hastanın durumuna göre kısa süreli bir idrar sondası kullanılabilir. Bunun gerekli olup olmadığı ve ne kadar süre kalacağı yapılan işleme göre değişebilir.
Hasta anestezi sonrasında takip edilir ve taburculuk planı klinik durumuna göre yapılır.
Hunner Lezyonu Nedir?
Hunner lezyonu, mesane ağrı sendromu bulunan bazı hastalarda mesane iç yüzeyinde görülebilen karakteristik bir lezyondur.
Bu bulgunun önemi, interstisyel sistit veya mesane ağrı sendromunun tek tip bir hastalık olmamasından kaynaklanır. Hunner lezyonu bulunan hastalar, bu lezyonu bulunmayan hastalardan bazı klinik özellikler açısından farklılık gösterebilir.
Sistoskopi sırasında lezyonun görünümü değerlendirilir. Gerektiğinde başka mesane hastalıklarıyla ayrım yapılabilmesi amacıyla biyopsi alınabilir.
Her interstisyel sistit hastasında Hunner lezyonu bulunmaz.
Dolayısıyla Hunner lezyonunun görülmemesi, tek başına mesane ağrı sendromunun bulunmadığını göstermez.
Hunner Lezyonu Görülürse Ne Yapılabilir?
Hunner lezyonu saptandığında tedavi yaklaşımı hastanın genel durumu ve lezyonun özelliklerine göre planlanabilir.
Seçilmiş hastalarda lezyona yönelik:
- Endoskopik koagülasyon,
- Lazer uygulaması,
- Uygun olgularda transüretral cerrahi işlemler
değerlendirilebilir.
Bu işlemlerin gerekli olup olmadığı her hastada ayrı olarak belirlenir.
Hunner Lezyonu ile Glomerülasyon Aynı Şey midir?
Hayır.
Hunner lezyonu ile glomerülasyon farklı bulgulardır.
Glomerülasyonlar genellikle hidrodistansiyon sonrasında mesane mukozasında görülebilen küçük noktasal kanama alanlarını ifade eder.
Hunner lezyonu ise daha belirgin ve kendine özgü bir mesane mukozası değişikliğidir.
Bu ayrım önemlidir çünkü iki bulgunun klinik anlamı aynı değildir.
Glomerülasyonlar İnterstisyel Sistit Tanısı Koydurur mu?
Hidrodistansiyon sonrasında mesane iç yüzeyinde küçük, noktasal kanama alanları görülebilir. Bu görünüm glomerülasyon olarak adlandırılır.
Geçmişte glomerülasyonların interstisyel sistit açısından daha karakteristik bir bulgu olduğu düşünülmekteydi. Günümüzde ise bu bulgunun hastalığa özgü olmadığı bilinmektedir.
Glomerülasyonların görülmesi tek başına interstisyel sistit tanısı koydurmaz.
Benzer mukozal değişiklikler mesane ağrı sendromu bulunmayan bazı kişilerde de görülebilir.
Bu nedenle glomerülasyonların klinik anlamı;
- Hastanın şikâyetleri,
- Sistoskopideki diğer bulgular,
- İdrar incelemeleri,
- Hastanın tıbbi geçmişi,
- Benzer hastalıkların dışlanması
ile birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yaklaşım, gereksiz yere tek bir sistoskopik bulguya dayanarak tanı konulmasını önlemeye yardımcı olur.
Hidrodistansiyon Tedavi Amaçlı Kullanılabilir mi?
Hidrodistansiyon bazı hastalarda yalnızca değerlendirme amacıyla değil, tedavi planının bir parçası olarak da kullanılabilir.
İşlem sonrasında bazı hastalar mesane ağrısı, basınç hissi veya sık idrara çıkma gibi yakınmalarında geçici bir azalma tarif edebilir.
Ancak bu etki tüm hastalarda görülmez.
Aynı şekilde işlemden yarar gören hastalarda da semptomların ne kadar süre azalacağı önceden kesin olarak tahmin edilemez.
Bu nedenle:
Hidrodistansiyon, interstisyel sistitin kesin veya kalıcı tedavisi olarak değerlendirilmemelidir.
Tedavinin planlanması sırasında hastanın:
- Belirtilerinin şiddeti,
- Hastalık süresi,
- Daha önce uygulanan tedaviler,
- Sistoskopik bulgular,
- Hunner lezyonu bulunup bulunmadığı,
- Eşlik eden diğer pelvik veya ürolojik problemleri
dikkate alınabilir.
Hidrodistansiyonun Etkisi Ne Kadar Sürer?
Hidrodistansiyon sonrasında elde edilen klinik yanıt kişiden kişiye değişebilir.
Bazı hastalarda işlemden sonraki dönemde mesane ağrısı veya idrar sıklığında geçici bir azalma görülebilir. Bazı hastalarda ise belirgin bir değişiklik ortaya çıkmayabilir.
Etkili olduğu hastalarda yakınmaların ne kadar süre azalacağı konusunda herkese uygulanabilecek sabit bir süre bulunmamaktadır.
Bu nedenle hidrodistansiyon sonrası değerlendirme yalnızca işlemin hemen ardından değil, takip döneminde hastanın şikâyetlerinin değişimi göz önünde bulundurularak yapılır.
Semptomların yeniden artması durumunda aynı işlemin tekrar edilip edilmeyeceği veya başka bir tedavi yaklaşımına geçilip geçilmeyeceği hasta özelinde değerlendirilir.
Hidrodistansiyon Sonrası Neler Yaşanabilir?
İşlem sonrasında mesane ve idrar kanalı geçici olarak hassaslaşabilir.
Bu nedenle ilk dönemde bazı idrar yakınmalarının ortaya çıkması mümkündür.
İdrar Yaparken Yanma Olabilir mi?
Sistoskopun idrar kanalından geçirilmesi ve mesanenin kontrollü biçimde genişletilmesi nedeniyle idrar yaparken yanma veya hassasiyet görülebilir.
Bu yakınmalar çoğunlukla geçicidir. Ancak giderek artan ağrı veya uzun süren şikâyetlerin değerlendirilmesi gerekir.
İdrarda Kan Görülebilir mi?
Hidrodistansiyon ve sistoskopi sonrasında idrarda hafif pembeleşme veya az miktarda kan görülebilir.
Bunun süresi ve miktarı yapılan işlemin kapsamına göre değişebilir.
Belirgin kanama, yoğun pıhtı veya idrar yapamama gibi durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.
Sık İdrara Çıkma Geçici Olarak Artabilir mi?
Bazı hastalarda işlemden sonraki erken dönemde sık idrara çıkma veya ani idrar yapma ihtiyacında geçici artış görülebilir.
Mesane hassasiyetinin azalmasıyla bu şikâyetlerde değişiklik olabilir.
Sonda Takılması Gerekir mi?
Her hidrodistansiyon işleminden sonra sonda kullanılması zorunlu değildir.
Ancak:
- İşlem sonrası kanama,
- İdrar yapma güçlüğü,
- Eş zamanlı biyopsi veya başka bir girişim yapılması,
- Hastanın mesane fonksiyonları
gibi durumlara bağlı olarak geçici sonda kullanılabilir.
Günlük Yaşama Ne Zaman Dönülebilir?
Günlük yaşama dönüş süresi yapılan işlemin kapsamına ve hastanın iyileşme hızına göre değişir.
Yalnızca sistoskopi ve hidrodistansiyon uygulanan hastayla aynı seansta biyopsi veya başka endoskopik işlem yapılan hastanın iyileşme süreci aynı olmayabilir.
Bu nedenle hastanın fiziksel aktivite, çalışma düzeni ve diğer günlük faaliyetleriyle ilgili öneriler kişisel olarak verilmelidir.
Hidrodistansiyonun Olası Riskleri Nelerdir?
Her girişimsel işlemde olduğu gibi hidrodistansiyon sonrasında da bazı istenmeyen durumlar görülebilir.
Bunlar arasında:
- İdrarda geçici kan görülmesi
- İdrar yaparken yanma veya ağrı
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Mesane ağrısında geçici artış
- Sık idrara çıkmanın kısa süreli artması
- İdrar yapmada geçici güçlük
- Sonda kullanımına ihtiyaç duyulması
- Nadir durumlarda mesane duvarında hasar
yer alabilir.
Risklerin ortaya çıkma olasılığı hastanın mevcut hastalıkları, yapılan işlemin kapsamı ve kullanılan teknik gibi faktörlere göre değişir.
Hidrodistansiyon risksiz bir işlem olarak değerlendirilmemelidir. İşlem öncesinde hasta açısından beklenen yarar ve olası riskler birlikte değerlendirilir.
İnterstisyel Sistitte Hidrodistansiyon Dışında Hangi Tedaviler Kullanılabilir?
İnterstisyel sistit veya mesane ağrı sendromunda tek bir tedavi yöntemi bütün hastalar için uygun değildir.
Tedavi genellikle hastanın baskın şikâyetlerine ve klinik özelliklerine göre aşamalı biçimde planlanır.
Değerlendirilebilecek yaklaşımlar arasında şunlar yer alabilir:
1. Yaşam Tarzı Düzenlemeleri
Bazı hastalar belirli yiyecek veya içeceklerin şikâyetlerini artırdığını fark edebilir.
Bu nedenle hastanın kişisel tetikleyicilerini belirlemesi ve gerekirse beslenme alışkanlıklarını buna göre düzenlemesi değerlendirilebilir.
Ancak herkese uygulanabilecek tek bir interstisyel sistit diyeti bulunmamaktadır.
2. Pelvik Taban Fizyoterapisi
Pelvik taban kaslarında aşırı kasılma veya hassasiyet bulunan bazı hastalarda pelvik taban fizyoterapisi tedavi planının bir parçası olabilir.
Buradaki amaç mesane bölgesindeki ağrının yalnızca mesane kaynaklı olup olmadığını değil, pelvik kasların da sürece katkıda bulunup bulunmadığını değerlendirmektir.
3. İlaç Tedavileri
Hastanın baskın yakınmalarına ve genel sağlık durumuna göre bazı ağızdan kullanılan ilaçlar değerlendirilebilir.
İlaç seçimi hastaya özgüdür ve her tedavinin olası yan etkileri ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
4. Mesane İçi Tedaviler
Bazı ilaç veya solüsyonlar kateter aracılığıyla doğrudan mesane içerisine uygulanabilir.
Mesane içi tedavilerin uygunluğu hastanın belirtilerine ve daha önce alınan tedavi yanıtlarına göre değerlendirilebilir.
5. Botulinum Toksin Uygulamaları
Belirli hastalarda mesane içine botulinum toksin enjeksiyonu tedavi seçeneklerinden biri olarak gündeme gelebilir.
Ancak işlem sonrasında mesanenin boşaltılmasıyla ilgili sorunlar yaşanabileceği için hasta seçimi önemlidir.
6. Hunner Lezyonuna Yönelik Tedaviler
Hunner lezyonu saptanan hastalarda lezyona yönelik endoskopik işlemler değerlendirilebilir.
Bu grup, Hunner lezyonu bulunmayan mesane ağrı sendromu hastalarından farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirebilir.
7. Diğer Girişimsel Tedaviler
Şikâyetlerin diğer yöntemlerle kontrol altına alınamadığı seçilmiş hastalarda farklı girişimsel seçenekler değerlendirilebilir.
Tedavinin amacı bütün hastalarda aynı yöntemi uygulamak yerine, hastanın baskın semptomlarına ve klinik özelliklerine uygun bir yaklaşım belirlemektir.
İnterstisyel Sistit ve Hidrodistansiyon Hakkında Sık Sorulan Sorular
İnterstisyel Sistit Enfeksiyon mudur?
İnterstisyel sistit klasik bir bakteriyel idrar yolu enfeksiyonu değildir.
Hastalarda sık idrara çıkma, mesane ağrısı ve idrar yapma ihtiyacı gibi enfeksiyona benzeyen yakınmalar bulunabilir. Ancak idrar kültüründe bakteriyel enfeksiyon saptanmayabilir.
Bu nedenle tekrarlayan yakınmalarda sürekli olarak enfeksiyon varsayımıyla hareket edilmemeli, gerekli ürolojik değerlendirme yapılmalıdır.
İnterstisyel Sistit Tamamen Geçer mi?
Hastalığın seyri kişiler arasında farklılık gösterir.
Bazı hastalarda uzun süreli sakin dönemler görülebilirken bazı hastalarda şikâyetler dönem dönem yeniden artabilir.
Tedavide amaç hastanın ağrı, idrar sıklığı ve yaşam kalitesini etkileyen yakınmalarını mümkün olduğunca kontrol altına almaktır.
Hidrodistansiyon Ameliyat mıdır?
Hidrodistansiyon, genellikle anestezi altında ve sistoskopik yöntemle yapılan endoskopik bir girişimdir.
Karın bölgesinden kesi yapılan klasik açık cerrahi şeklinde gerçekleştirilmez.
Hidrodistansiyon Ağrılı mıdır?
Mesanenin genişletilmesi ağrı oluşturabileceğinden işlem çoğunlukla anestezi altında gerçekleştirilir.
İşlem sonrasında ise bazı hastalarda geçici mesane hassasiyeti, yanma veya ağrı görülebilir.
Hidrodistansiyon Ne Kadar Sürer?
İşlem süresi kullanılan protokole, sistoskopik değerlendirmeye ve aynı seansta biyopsi veya başka bir işlem yapılıp yapılmadığına göre değişir.
Bu nedenle her hasta için geçerli sabit bir işlem süresi vermek doğru değildir.
Hidrodistansiyon Her İnterstisyel Sistit Hastasına Yapılır mı?
Hayır.
Hidrodistansiyon her hastada uygulanması gereken standart bir işlem değildir.
İşlemin gerekliliği hastanın belirtileri, tanısal değerlendirme bulguları ve daha önce uygulanan tedavilere göre belirlenir.
Hidrodistansiyon Sonrası Şikâyetler Artabilir mi?
Bazı hastalarda işlemden sonraki erken dönemde mesane ağrısı, sık idrara çıkma veya yanma gibi yakınmalarda geçici artış olabilir.
Bu durumun şiddeti ve süresi kişiden kişiye değişebilir.
Hidrodistansiyon Kaç Kez Yapılabilir?
Hidrodistansiyonun tekrarlanması için herkese uygulanabilecek belirli bir sayı veya standart aralık bulunmaz.
Önceki işlemden alınan yanıt, hastanın şikâyetleri ve olası riskler birlikte değerlendirilerek tekrar uygulama gereksinimi belirlenir.
Hunner Lezyonu Her Hastada Görülür mü?
Hayır.
Hunner lezyonları yalnızca mesane ağrı sendromu bulunan hastaların bir bölümünde görülür.
Lezyon bulunmaması interstisyel sistit veya mesane ağrı sendromunu tek başına dışlamaz.
İnterstisyel Sistite Hangi Bölüm Bakar?
İnterstisyel sistit ve mesane ağrı sendromunun ürolojik değerlendirmesi üroloji uzmanlığı alanına girer.
Hastanın belirtilerine göre gerekli durumlarda pelvik taban fizyoterapisi, ağrı tedavisi veya farklı uzmanlık alanlarının değerlendirmesi de tedavi planına dahil edilebilir.
İnterstisyel Sistitte Tedavi Neden Kişiye Özgü Planlanır?
İnterstisyel sistit veya mesane ağrı sendromu, bütün hastalarda aynı biçimde seyreden tek tip bir hastalık değildir.
Bazı kişilerde mesane dolumuyla ilişkili ağrı ön plandayken bazı kişilerde sık idrara çıkma, gece idrara kalkma veya pelvik bölgedeki hassasiyet daha belirgin olabilir. Sistoskopide Hunner lezyonu bulunan hastalarla bu lezyonun bulunmadığı hastaların tedavi yaklaşımı da farklılık gösterebilir.
Bu nedenle tedavi planı yalnızca “interstisyel sistit” tanısına göre değil;
- Hastanın baskın şikâyetlerine,
- Şikâyetlerin günlük yaşam üzerindeki etkisine,
- Daha önce uygulanan tedavilere,
- Sistoskopik bulgulara,
- Mesane kapasitesine ve fonksiyonuna,
- Pelvik taban özelliklerine,
- Eşlik eden diğer hastalıklara
göre şekillendirilebilir.
Hidrodistansiyon, bu süreçte seçilmiş hastalarda kullanılabilecek yöntemlerden biridir. Her hasta için zorunlu olmadığı gibi hastalığın kesin veya kalıcı çözümü olarak da değerlendirilmemelidir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Tanı, tedavi ve girişim kararları hastanın kişisel sağlık durumu değerlendirilerek ilgili hekim tarafından verilmelidir.


