
Adrenal Tümörler (Böbreküstü Bezi Tümörleri)
Böbrek üstü bezleri, hormonları kan sistemine salgılayan endokrin sisteminin bir parçasıdır. Hormonlar, metabolizma, cinsel gelişim ve ergenlik ve stres dahil olmak üzere birçok vücut sürecinde önemli rol oynar.
Her böbreğin üstünde bir tane olmak üzere iki böbrek üstü bezi vardır. Üçgen şeklindedirler ve her biri yaklaşık ½ inç yüksekliğinde ve 3 inç uzunluğundadır.
Her bezin iki bölümü vardır. Medulla, böbrek üstü bezinin iç kısmıdır. Adrenalin ve noradrenalin içeren katekolaminler adı verilen hormonlar üretir. Bu "stres hormonları" acil durumlarda uyanıklığı, gücü ve hızı artırır. Ayrıca kalp atış hızını, kan basıncını ve terlemeyi etkiler.
Böbrek üstü bezinin dış kısmına korteks denir. Kan basıncını, metabolizmayı ve vücudun yağları, karbonhidratları ve proteinleri nasıl kullandığını etkileyen hormonlar üretir.
Adrenal tümör, adrenal bezlerde (böbreklerin üst kısmında bulunan küçük bezler) oluşan anormal hücre büyümeleridir. Adrenal bezler, vücutta hormon üretiminden sorumlu olan iki önemli bezdir: böbreküstü bezleri. Bu bezler, adrenalin, noradrenalin, kortizol, aldosteron ve testosteron gibi hormonları salgılar. Adrenal tümörler bu bezlerde ortaya çıkabilir ve benign (iyi huylu) ya da malign (kötü huylu, kanserli) olabilir.
Adrenal Tümör Türleri
Adrenal tümörler farklı türlerde olabilir. Başlıca türler şunlardır:1.Adrenal Adenom (İyi huylu, benign):
En yaygın adrenal tümör tipidir. Bu tümörler genellikle iyi huyludur ve hormon üretimi yapabilir veya yapmayabilir. Eğer hormon üretirlerse, vücutta hormonal dengesizliklere yol açabilirler.
2.Feokromositoma (Hormon Üreten Tümör):
Adrenal bezdeki feokromositom, adrenalin ve noradrenalin üretir. Bu durum, yüksek tansiyon (hipertansiyon), terleme, kalp çarpıntısı ve baş ağrıları gibi belirtilere yol açabilir.
3.Adrenokortikal Karsinom (Malign):
Adrenal bezin kanserli tümörüdür. Nadiren görülür ve genellikle agresif olup, çevre dokulara yayılma eğilimindedir. Bu tümör, kortizol veya diğer hormonları fazlaca üretir.
4.Cushing Sendromu:
Adrenal bezdeki bazı tümörler aşırı miktarda kortizol üretilmesine neden olabilir. Bu durum, Cushing sendromuna yol açabilir. Cushing sendromu, kilo alımı, deri incelmesi, kas zayıflığı, kemik kırılganlığı ve yüksek kan şekeri gibi belirtilerle kendini gösterir.
5.Aldosteronoma:
Adrenal bezdeki bu tümör, aldosteron adı verilen bir hormonun fazla üretimine yol açar. Aldosteronun aşırı üretimi, kan basıncının artmasına (hipertansiyon) neden olabilir.
Adrenal Tümörlü Hastalarda Belirtiler:
Adrenal tümörler genellikle küçük olduklarında belirgin bir belirtiye yol açmazlar. Ancak hormon üretmeye başladıklarında vücutta çeşitli belirtiler görülebilir. Yaygın belirtiler şunlardır:
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
- Aşırı terleme
- Baş ağrısı
- Hızlı kalp atışı
- Kilo alma veya aşırı tüylenme (özellikle kadınlarda)
- Kas zayıflığı ve kemik kırılganlığı (Cushing sendromu)
- Şişmanlık ve yüz şekli değişiklikleri (aydede yüz)
- Adrenal kanserin varlığında, karın ağrısı, halsizlik ve kilo kaybı gibi daha ciddi belirtiler görülebilir.
Tedavi, tümörün türüne, büyüklüğüne, hastanın genel sağlığına ve tümörün hormon üretip üretmediğine göre değişir. Yaygın tedavi yöntemleri şunlardır:
1.Cerrahi Müdahale:
Çoğu adrenal tümör cerrahi olarak çıkarılabilir. Eğer tümör iyi huyluysa, genellikle sadece tümörün çıkarılması yeterli olabilir. Ancak, kötü huylu (kanserli) tümörlerde daha agresif tedavi gerekebilir. Çoğu hastanın tümörü laparaskopik yöntemle çıkarılabilmektedir.

3.İlaç Tedavisi:
Eğer tümör hormon üretimini etkiliyorsa, hormon dengesini düzenleyen ilaçlar (örneğin, aldosteron antagonistleri veya kortizol düşürücü ilaçlar) kullanılabilir.
4.Radyoterapi ve Kemoterapi:
Kötü huylu adrenal tümörlerde, kanserin yayılmasını engellemek amacıyla kemoterapi veya radyoterapi uygulanabilir.
5.İzlem ve Takip:
Benign tümörlerde bazen sadece izleme yapılabilir, ancak hormon üretiminin devam edip etmediği düzenli testlerle takip edilir.
Adrenal tümörler, erken evrede fark edildiğinde tedavi şansı yüksektir, bu nedenle herhangi bir şüphe durumunda bir üroloji uzmanına başvurmak önemlidir.