HAKKINDA ÜROLOJİK KANSERLER ÜROLOJİK HASTALIKLAR TANI YÖNTEMLERİ AMELİYATLAR BLOG İLETİŞİM
Üreterorenoskopi, idrar kanalından girilerek mesane, üreter ve gerektiğinde böbreğin iç kısmının kamera yardımıyla incelendiği endoskopik bir cerrahi işlemdir. Tıp literatüründe üreteroskopi veya kısaca URS olarak da adlandırılabilir. Böbreğin içindeki toplayıcı sisteme kadar ilerlenen işlemler ise fleksibl üreterorenoskopi veya retrograd intrarenal cerrahi, yani RIRS olarak tanımlanabilir.

Üreterorenoskopi Nedir, Nasıl Yapılır?


Üreter, böbrekte oluşan idrarı mesaneye taşıyan kanaldır. Vücutta sağ ve sol olmak üzere iki üreter bulunur. Üreterorenoskopi sırasında ciltte kesi yapılmaz. Üretra adı verilen doğal idrar yolundan mesaneye girilir, ardından üreter ağzı bulunarak ince bir kamera sistemiyle üreterin içine ilerlenir. Gerektiğinde böbreğin idrarı topladığı boşluklara kadar ulaşılabilir.
Bu yöntem en sık üreter ve böbrek taşlarının tedavisinde kullanılır. Bunun yanında üreter darlıklarının değerlendirilmesi, üst idrar yollarındaki şüpheli tümörlerin incelenmesi, biyopsi alınması ve bazı seçilmiş lezyonların endoskopik tedavisi amacıyla da uygulanabilir.
Her üreter veya böbrek taşı üreterorenoskopi gerektirmez. Taşın büyüklüğü, konumu, sertliği, kendiliğinden düşme ihtimali, böbrekte tıkanıklık oluşturup oluşturmadığı ve hastanın genel sağlık durumu tedavi kararında birlikte değerlendirilir.


Üreter Nedir ve Ne İşe Yarar?


Üreterler, böbrek ile mesane arasında uzanan kas yapısındaki ince kanallardır. Böbreklerde üretilen idrar, böbreğin toplayıcı sisteminden üretere geçer ve üreter duvarındaki ritmik kasılmalar sayesinde mesaneye doğru ilerler.
Üreterler yalnızca pasif birer boru değildir. Peristaltizm adı verilen kasılma hareketleriyle idrarı aktif biçimde mesaneye taşırlar. Her iki böbreğin ayrı bir üreteri bulunur. Sağ böbrekte oluşan idrar sağ üreter, sol böbrekte oluşan idrar ise sol üreter yoluyla mesaneye ulaşır.


Üreter tıkanırsa ne olur?


Üreter taşı, darlık, tümör veya dışarıdan bası gibi nedenlerle üreter tıkanabilir. Tıkanıklık oluştuğunda böbrekte üretilen idrar mesaneye yeterince geçemez. Bu durum böbreğin idrar toplayan sisteminde genişlemeye neden olabilir. Bu genişleme hidronefroz olarak adlandırılır.
Kısa süreli ve kısmi tıkanıklık her zaman kalıcı hasara yol açmaz. Ancak uzun süren veya tam tıkanıklık böbrek fonksiyonlarını etkileyebilir. Tıkanıklığa enfeksiyon eşlik etmesi ise acil müdahale gerektirebilir.


Üreter taşı böbreğe zarar verebilir mi?


Üreter taşı idrar akışını engellediğinde böbrek içindeki basınç artabilir. Tıkanıklığın süresi, derecesi ve enfeksiyon bulunup bulunmaması böbrek üzerindeki etkiyi belirler.
Şiddetli ağrı, ateş, titreme, bulantı, kusma, tek böbrek varlığı veya böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi durumlarda daha hızlı müdahale gerekebilir. Tıkalı ve enfekte böbrekte ilk amaç taşı hemen kırmak değil, idrar akışını Double-J stent veya nefrostomiyle güvenli biçimde sağlamaktır.


Üreteroskopi ile Üreterorenoskopi Arasındaki Fark Nedir?


Üreteroskopi ve üreterorenoskopi terimleri günlük kullanımda çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır. Teknik olarak üreteroskopi, özellikle üreterin incelenmesini; üreterorenoskopi ise üreterden böbreğin toplayıcı sistemine kadar ilerlenmesini ifade edebilir.
Kullanılan cihazın yapısına göre semirijid ve fleksibl olmak üzere iki temel yaklaşım vardır.


Semirijid üreteroskopi nedir?


Semirijid üreteroskop, ince ancak belirli ölçüde sert yapıda bir endoskopik cihazdır. Daha çok alt ve orta üreterde bulunan taşların tedavisinde kullanılır. Uygun hastalarda üst üretere kadar da ilerletilebilir.
Taş doğrudan görülür, lazerle kırılabilir veya küçükse basket adı verilen araçlarla bütün olarak çıkarılabilir.


Fleksibl üreterorenoskopi nedir?


Fleksibl üreterorenoskop, ucunun farklı yönlere hareket ettirilebildiği esnek bir kamera sistemidir. Üst üretere ve böbreğin içindeki kalikslere ulaşmak için kullanılır.
Bu yöntem özellikle böbrek taşlarının lazerle tedavisinde uygulanır. Böbrek içindeki taşların fleksibl üreterorenoskopla tedavi edilmesine RIRS adı da verilir.


RIRS ne demektir?


RIRS, retrograd intrarenal cerrahi ifadesinin kısaltmasıdır. “Retrograd”, doğal idrar yolundan böbreğe doğru ilerlemeyi; “intrarenal” ise böbreğin iç kısmında çalışmayı ifade eder.
RIRS sırasında ciltte kesi yapılmaz. Üretradan mesaneye, mesaneden üretere ve oradan böbreğin içine ulaşılır. Taşlar lazerle kırılabilir, tozlaştırılabilir veya uygun parçalar basketle çıkarılabilir.


Üreterorenoskopi Hangi Durumlarda Yapılır?


Üreterorenoskopi en sık taş tedavisi amacıyla uygulanır. Bunun dışında tanısal ve tedavi edici farklı kullanım alanları da vardır.
Başlıca kullanım alanları şunlardır:

Üreter taşlarında URS ne zaman uygulanır?


Üreter taşı kendiliğinden düşmüyorsa, ağrıya neden oluyorsa, idrar akışını engelliyorsa veya böbrek fonksiyonlarını etkiliyorsa URS değerlendirilebilir.
Taşın kendiliğinden düşme ihtimali taşın büyüklüğüne ve üreterdeki konumuna bağlıdır. Küçük ve alt üretere yakın taşların düşme olasılığı daha yüksek olabilir. Büyük veya üst üreterde bulunan taşlar daha uzun süre takılı kalabilir.
Aşağıdaki durumlarda cerrahi tedavi daha erken gündeme gelebilir:

Böbrek taşlarında fleksibl URS ne zaman tercih edilir?


Fleksibl üreterorenoskopi küçük ve orta büyüklükteki böbrek taşlarında kullanılabilir. Taşın konumu, sayısı ve böbrek anatomisi yöntemin uygunluğunu etkiler.
Böbreğin alt polünde bulunan taşlara ulaşmak bazı hastalarda daha zor olabilir. Fleksibl cihaz alt kalikse yönlendirilebilse de dar açı veya uzun kaliks yapısı cihaz hareketini ve taş çıkarılmasını güçleştirebilir.
İki santimetreden büyük taşlarda PNL çoğunlukla daha yüksek taş temizleme olasılığı sağlayabilir. Buna rağmen kanama riski, hastanın tercihi veya farklı tıbbi nedenlerle seçilmiş hastalarda fleksibl URS birden fazla seansta uygulanabilir.


ESWL ile kırılamayan taşlarda URS yapılabilir mi?


Vücut dışından şok dalgalarıyla taş kırma tedavisi olan ESWL sonrasında taşın yeterince parçalanmaması durumunda URS uygulanabilir.
Sert taşlar, üreterde uzun süre kalan taşlar, kemik yapılarının arkasında bulunan taşlar veya parçaların kendiliğinden düşemediği durumlarda endoskopik tedavi gerekebilir.


Daha önce taş ameliyatı geçiren hastalara URS uygulanabilir mi?


Daha önce ESWL, URS, RIRS veya PNL geçiren hastalara tekrar üreterorenoskopi uygulanabilir. Ancak önceki işlemler üreterde darlık, ödem veya anatomik değişiklik oluşturmuşsa cerrahi plan değişebilir.
Bilgisayarlı tomografi ve önceki ameliyat kayıtları, yeniden işlem öncesinde değerlendirilir.


Üreterorenoskopi Her Taş İçin Uygun mudur?


Üreterorenoskopi çok farklı taşlarda kullanılabilse de her hasta için en uygun yöntem olmayabilir.
Çok büyük böbrek taşlarında URS ile taşların kırılması uzun sürebilir. Tek seansta bütün taşların temizlenememesi ve ikinci ya da üçüncü işlem gerekmesi mümkündür. Büyük geyik boynuzu taşlarda PNL daha uygun bir seçenek olabilir.
Aktif idrar yolu enfeksiyonu bulunan hastalarda taş kırma işlemi sepsis riskini artırabilir. Bu nedenle enfeksiyon kontrol altına alınmadan planlı URS yapılmamalıdır.


Aktif enfeksiyon varsa ameliyat yapılır mı?


İdrar kültüründe bakteri saptanması durumunda uygun antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Ateşli enfeksiyon ve tıkalı böbrek bulunuyorsa öncelikle stent veya nefrostomiyle idrar drenajı sağlanır.
Taşın kırılması, enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra ayrı bir seansta planlanabilir.


Kan sulandırıcı kullanan hastalara URS uygulanabilir mi?


Kan sulandırıcı veya pıhtılaşmayı etkileyen ilaç kullanan hastalarda URS bazı diğer taş ameliyatlarına göre avantajlı olabilir. Bununla birlikte kanama ve pıhtı riski hastaya özel olarak değerlendirilmelidir.
İlaçlar hasta tarafından kendiliğinden kesilmemeli veya değiştirilmemelidir. İlacın geçici olarak durdurulup durdurulmayacağı, ilacın kullanılma nedeni ve planlanan işlemin özellikleri dikkate alınarak ilgili hekimlerle birlikte belirlenir.


Üreter Darlıklarında Üreterorenoskopi Yapılır mı?


Üreter darlığı, böbrekle mesane arasındaki kanalın bir bölümünde daralma oluşmasıdır. Darlık doğuştan olabilir veya taş, enfeksiyon, ameliyat, radyoterapi ve çevre dokulardaki hastalıklar sonrasında gelişebilir.
Darlık idrar akışını zorlaştırarak böbrekte şişme, ağrı, enfeksiyon ve böbrek fonksiyonlarında azalmaya neden olabilir.


Üreter darlığı nasıl değerlendirilir?


Bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi ve kontrastlı görüntüleme yöntemleri darlığın yeri ve uzunluğu hakkında bilgi verebilir. Üreterorenoskopiyle dar alan doğrudan görülebilir.
Gerekli durumlarda darlık bölgesinden biyopsi alınarak tümör gibi farklı nedenler araştırılabilir.


Üreter darlığı lazerle açılabilir mi?


Kısa, sınırlı ve uygun özellikteki bazı darlıklar lazerle kesilerek genişletilebilir. Bu işleme endoüreterotomi adı verilebilir. Bazı hastalarda balon dilatasyonu da uygulanabilir.
İşlem sonrasında darlık bölgesinin açık kalmasını desteklemek için Double-J stent yerleştirilebilir.
Uzun, tamamen kapanmış, daha önce tedaviye rağmen tekrarlamış veya çevresinde yoğun nedbe dokusu bulunan darlıklarda endoskopik tedavinin başarı olasılığı daha düşük olabilir. Bu hastalarda laparoskopik, robotik veya açık rekonstrüktif cerrahi gerekebilir.


Üreter veya Böbrek İçi Tümörlerde URS Neden Yapılır?


Üreter ve böbreğin idrarı toplayan bölgesinden gelişen tümörler üst üriner sistem ürotelyal tümörleri olarak adlandırılır. Bilgisayarlı tomografi veya idrar sitolojisi bu tümörlerden şüphelenilmesini sağlayabilir. Kesin değerlendirme için üreterorenoskopi gerekebilir.


Üreteroskopik biyopsi nasıl alınır?


Şüpheli lezyon kamera ile görüldükten sonra ince biyopsi forsepsi veya basket benzeri araçlarla küçük doku örnekleri alınabilir. Örnekler patolojik incelemeye gönderilir.
Üreterorenoskopi sırasında tümörün sayısı, büyüklüğü, yeri ve görünümü değerlendirilebilir. Ancak küçük biyopsiler tümörün gerçek derinliğini ve evresini her zaman tam olarak göstermeyebilir.


Üreter tümörü lazerle tedavi edilebilir mi?


Düşük riskli, küçük ve uygun konumdaki bazı üst üriner sistem tümörleri endoskopik olarak lazerle tedavi edilebilir. Bu yaklaşım böbreğin korunmasını sağlayabilir.
Bununla birlikte yüksek dereceli, büyük, çok odaklı veya çevre dokulara ilerleme şüphesi bulunan tümörlerde daha kapsamlı cerrahi tedavi gerekebilir. Endoskopik tedavi uygulanan hastaların yakın takip edilmesi önemlidir.


Üreterorenoskopi Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?


Ameliyat öncesinde taşın veya diğer patolojinin yeri, büyüklüğü ve üreterle ilişkisi değerlendirilir. En sık kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biri kontrastsız bilgisayarlı tomografidir.
Bilgisayarlı tomografi şu bilgileri sağlayabilir:

Ultrasonografi böbrekte genişleme ve bazı taşlar hakkında bilgi verebilir. Ancak üreterin tamamını ve küçük taşları her zaman gösteremeyebilir.
Ameliyat öncesinde ayrıca şu tetkikler yapılabilir:

Aktif enfeksiyon saptanırsa uygun antibiyotik tedavisi planlanır. Hastanın kullandığı ilaçlar, alerjileri, daha önce geçirdiği ameliyatlar ve bilinen sağlık sorunları işlem öncesinde hekimine bildirilmelidir.


Üreterorenoskopi Nasıl Yapılır?


Üreterorenoskopi, idrar kanalından girilerek uygulanan endoskopik bir işlemdir. Hastaya spinal ya da genel anestezi verildikten sonra üreteroskop adı verilen ince, kameralı cihaz üretradan mesaneye ilerletilir. Mesane içinde üreterin açıldığı bölge bulunur ve cihaz dikkatli biçimde üreter içerisine yönlendirilir.
İşlem sırasında ciltte kesi yapılmaz. Cerrah, üreterin iç yüzeyini ekrandan izleyerek taş, darlık, tümör veya farklı bir patoloji bulunup bulunmadığını değerlendirir. Kullanılan cihazın tipine göre yalnızca üreter içinde çalışılabilir veya böbreğin idrarı toplayan boşluklarına kadar ilerlenebilir.
Üreterin alt ve orta bölümündeki taşlarda çoğunlukla semirijid üreteroskop kullanılabilir. Üst üreter ve böbrek içindeki taşlarda ise fleksibl üreterorenoskop tercih edilebilir. Hangi cihazın kullanılacağı taşın yeri, büyüklüğü ve hastanın anatomik özelliklerine göre belirlenir.


İşlem sırasında ciltte kesi yapılır mı?


Üreterorenoskopi doğal idrar yolundan yapıldığı için karın, bel veya kasık bölgesinde cerrahi kesi oluşturulmaz. Bu nedenle işlem sonrasında dışarıdan görülen bir ameliyat izi bulunmaz.
Ancak ciltte kesi yapılmaması, idrar yollarında hiçbir tahriş oluşmayacağı anlamına gelmez. Üretra, mesane ve üreterde geçici hassasiyet, şişlik veya yüzeysel zedelenme gelişebilir.


Üreteroskop mesaneye nasıl ilerletilir?


Üreteroskop, kayganlaştırıcı jel kullanılarak üretradan mesaneye ilerletilir. Erkeklerde üretra kadınlara göre daha uzun olduğu için cihazın mesaneye ulaşması daha uzun bir yol gerektirir.
Mesaneye girildikten sonra sağ ve sol üreter ağızları belirlenir. Tedavi edilecek taraftaki üreter ağzından kılavuz tel veya doğrudan üreteroskop yardımıyla ilerlenebilir.


Kılavuz tel neden kullanılır?


Kılavuz tel, üreter ve böbreğe güvenli erişim sağlamaya yardımcı olan ince ve esnek bir teldir. Üreteroskopun ilerlemesi sırasında güvenli bir yol oluşturabilir ve gerektiğinde Double-J stent yerleştirilmesini kolaylaştırabilir.
Bazı işlemlerde güvenlik amacıyla ikinci bir kılavuz tel de kullanılabilir. Telin üreter veya böbrek içindeki konumu floroskopi gibi görüntüleme yöntemleriyle kontrol edilebilir.


Üretere giriş kılıfı nedir?


Üretere giriş kılıfı, özellikle fleksibl üreterorenoskopi sırasında üreter içine yerleştirilebilen ince bir çalışma kanalıdır. Fleksibl cihazın böbreğe tekrar tekrar girip çıkmasını kolaylaştırabilir.
Giriş kılıfı ayrıca böbrek içindeki sıvı akımını ve basıncı düzenlemeye yardımcı olabilir. Ancak üreterin çok dar olduğu hastalarda kılıf yerleştirmek mümkün olmayabilir. Zorlayıcı geçiş, üreter duvarında yaralanma riskini artırabileceği için güvenli olmayan durumlarda işlem ertelenebilir.


Üreter çok darsa ne yapılır?


Bazı hastalarda üreter doğuştan dar olabilir veya taşın uzun süre aynı yerde kalmasına bağlı olarak ödem ve darlık gelişebilir. Üreteroskop ya da giriş kılıfı güvenli biçimde ilerlemiyorsa zorlanmamalıdır.
Bu durumda üretere geçici bir Double-J stent yerleştirilerek kanalın pasif biçimde genişlemesi beklenebilir. Ameliyat birkaç gün veya hafta sonra yeniden planlanabilir. Bu yaklaşım, üreter yaralanması riskini azaltmaya yardımcı olur.


Üreter Taşı Nasıl Çıkarılır?


Üreter taşı doğrudan görüldükten sonra taşın büyüklüğüne ve üreterdeki yerine göre farklı teknikler kullanılabilir. Küçük taşlar kırılmadan basket adı verilen araçlarla kavranarak çıkarılabilir. Daha büyük taşlar ise lazerle parçalara ayrılır.


Taş bütün olarak çıkarılabilir mi?


Küçük, hareketli ve üreter çapına uygun taşlar bütün olarak çıkarılabilir. Ancak taşın çevresinde ödem bulunması veya üreterin dar olması durumunda taşı zorlayarak çekmek üreterde yaralanmaya neden olabilir.
Taşın güvenli biçimde bütün olarak çıkarılamayacağı düşünülürse önce lazerle küçültülür. Daha sonra uygun parçalar dışarı alınabilir veya kendiliğinden düşebilecek boyuta getirilir.


Basket nedir?


Basket, üreteroskopun çalışma kanalından ilerletilen, uç kısmında ince tellerden oluşan tutucu bir sistemdir. Taş veya taş parçaları basket yardımıyla kavranabilir.
Basket kullanımı sırasında taşın üreter duvarına sıkışmamasına dikkat edilir. Çok büyük bir parçanın zorla çıkarılmaya çalışılması zedelenme, kanama veya üreter duvarında yırtılmaya yol açabilir.


Lazerle taş kırma nasıl yapılır?


Lazer enerjisi, üreteroskop içerisinden ilerletilen ince bir fiber aracılığıyla taşa uygulanır. Taşın sertliği, büyüklüğü ve konumuna göre enerji ayarları değiştirilir.
Taş iki temel yaklaşımla tedavi edilebilir:

Lazerle taş kırma sırasında çevredeki üreter veya böbrek dokusuna doğrudan ve uzun süreli enerji verilmemesine dikkat edilir.


Taş böbreğe kaçabilir mi?


Üreterdeki taş, işlem sırasında verilen sıvının etkisiyle böbreğe doğru hareket edebilir. Buna retropulsiyon adı verilir. Taşın böbreğe kaçması özellikle üst üreter taşlarında görülebilir.
Fleksibl üreterorenoskop bulunuyorsa aynı seansta böbreğe ulaşılarak taş tedavi edilebilir. Fleksibl cihaz bulunmaması veya ameliyat süresinin uzaması hâlinde ikinci bir işlem gerekebilir.


Fleksibl Üreterorenoskopi ile Böbrek Taşı Nasıl Tedavi Edilir?


Fleksibl üreterorenoskopi sırasında esnek cihaz üreterden böbreğin toplayıcı sistemine ilerletilir. Böbreğin ana havuzcuğu ve kaliksleri kamera yardımıyla incelenir. Taş bulunduğunda lazerle parçalama veya tozlaştırma yapılabilir.
Fleksibl cihazın ucu farklı yönlere dönebildiği için böbreğin üst, orta ve alt kalikslerine ulaşılabilir. Ancak böbreğin anatomik yapısı bazı taşlara erişimi zorlaştırabilir.


Alt pol taşlarına ulaşmak zor mudur?


Böbreğin alt bölümündeki kalikslerde yer alan taşlara ulaşmak, dar açı veya uzun kaliks boynu nedeniyle güç olabilir. Fleksibl cihaz alt kalikse yönlendirilse bile lazer fiberinin cihaz içinden geçirilmesi hareket kabiliyetini azaltabilir.
Bazı durumlarda taş basketle daha uygun bir kalikse taşındıktan sonra lazerle kırılabilir. Bu teknik cihazın aşırı bükülmesini ve hasar görmesini azaltabilir.


Aynı seansta bütün taşlar çıkarılabilir mi?


Tek seansta taşların tamamının temizlenip temizlenememesi şu faktörlere bağlıdır:

Büyük veya çok sayıda taşta güvenli ameliyat süresi aşılıyorsa işlem sonlandırılabilir. Kalan taşlar ikinci bir fleksibl üreterorenoskopi seansında tedavi edilebilir.


URS Ameliyatında Hangi Lazer Kullanılır?


Üreter ve böbrek taşlarının endoskopik tedavisinde en sık kullanılan sistemlerden biri Holmium:YAG lazerdir. Thulium fiber lazer gibi daha yeni sistemler de bazı merkezlerde kullanılmaktadır.


Holmium:YAG lazer nedir?


Holmium:YAG lazer, farklı taş türlerini kırabilen ve uzun süredir kullanılan bir lazer sistemidir. Enerji ve atım sıklığı ayarlanarak taşın parçalara ayrılması veya tozlaştırılması sağlanabilir.


Thulium fiber lazer nedir?


Thulium fiber lazer, daha ince fiberlerle ve farklı enerji ayarlarıyla çalışabilen bir teknolojidir. Taş tozlaştırma ve küçük parçalar oluşturma amacıyla kullanılabilir.
Belirli bir lazer sisteminin her hasta için mutlak olarak daha iyi olduğu söylenemez. Sonuç; taşın özellikleri, cihazın doğru kullanımı ve cerrahi deneyimle ilişkilidir.


Lazer böbreğe veya üretere zarar verir mi?


Lazer enerjisi yanlış alana, yüksek enerjiyle veya uzun süre uygulanırsa çevre dokularda ısı hasarı oluşturabilir. Bu nedenle lazer fiberinin ucu görülerek çalışılır ve uygun enerji ayarları kullanılır.
Deneyimli uygulamada hedef taş dokusudur. Yine de yüzeysel yanık, üreter duvarında hasar veya sonradan darlık gelişmesi tamamen dışlanamaz.


Üreterorenoskopi Hangi Anesteziyle Yapılır?


Üreterorenoskopi spinal veya genel anestezi altında yapılabilir. Anestezi seçimi işlemin türüne, beklenen süresine ve hastanın sağlık durumuna göre belirlenir.


Genel anestezi ne zaman tercih edilir?


Genel anestezi özellikle fleksibl üreterorenoskopi, böbrek içi taş tedavisi ve uzun sürmesi beklenen işlemlerde daha sık tercih edilir.
Hastanın tamamen hareketsiz olması, solunumun kontrol edilebilmesi ve cerrahın hassas cihazlarla güvenli biçimde çalışabilmesi genel anestezinin avantajları arasındadır.


Spinal anestezi ne zaman uygulanabilir?


Spinal anestezide bel bölgesinden verilen ilaçla vücudun alt kısmında geçici uyuşukluk oluşturulur. Alt veya orta üreterdeki daha kısa işlemlerde kullanılabilir.
Ancak hastanın pozisyonu, işlemin uzama ihtimali, böbrek içine kadar ilerleme gereksinimi ve anesteziye ilişkin tıbbi faktörler spinal anestezinin uygunluğunu etkileyebilir.


Anestezi yöntemine nasıl karar verilir?


Karar verilirken şu unsurlar değerlendirilir:

Üreterorenoskopi Ne Kadar Sürer?


Üreterorenoskopi genellikle yaklaşık 30–90 dakika sürebilir. Küçük ve kolay ulaşılan bir üreter taşı daha kısa sürede çıkarılabilirken böbrek içinde çok sayıda taşın lazerle kırılması daha uzun zaman alabilir.
Ameliyat süresini şu faktörler etkiler:

Anestezi hazırlığı, hastanın ameliyat masasına alınması ve işlem sonrasındaki uyandırma süreci cerrahi sürenin dışında ek zaman gerektirir.


Double-J Stent Nedir ve Neden Takılır?


Double-J stent, böbrekle mesane arasındaki üretere yerleştirilen ince ve esnek bir tüptür. Her iki ucunda “J” biçiminde kıvrım bulunur. Üst uç böbrekte, alt uç mesanede kalarak stentin yer değiştirmesini önlemeye yardımcı olur.
Stentin temel amacı böbrekte oluşan idrarın üreter içinden mesaneye akmasını sağlamaktır.


Double-J stent her hastaya takılır mı?


Her üreterorenoskopi sonrasında stent takılması zorunlu değildir. Küçük, komplikasyonsuz ve üreterde belirgin hasar oluşturmayan bazı işlemler stentsiz tamamlanabilir.
Şu durumlarda stent yerleştirilmesi daha olasıdır:

Stent kaç gün kalır?


Stentin kalış süresi işlemin özelliklerine göre değişir. Bazı stentler birkaç gün içinde çıkarılırken darlık veya üreter yaralanması bulunan hastalarda daha uzun süre tutulabilir.
Hastaya stentin çıkarılacağı tarih açıkça bildirilmelidir. Stentin planlanandan uzun süre kalması taşlaşma, enfeksiyon, tıkanma ve çıkarma güçlüğüne neden olabilir.


Stent ağrı yapar mı?


Double-J stent bulunan hastalarda şu şikâyetler görülebilir:

Bu şikâyetlerin şiddeti hastadan hastaya değişir. Yoğun ağrı, yüksek ateş, idrar yapamama veya belirgin kanama gelişirse değerlendirme gerekir.


Stent nasıl çıkarılır?


Double-J stent genellikle kısa süreli sistoskopi işlemiyle çıkarılır. İnce bir kamera idrar kanalından mesaneye ilerletilir ve stentin alt ucu özel bir aletle tutulup dışarı alınır.
Bazı stentlerde dışarıda bırakılan ince bir ip bulunabilir. Uygun hastalarda stent bu ip yardımıyla çıkarılabilir. Hastanın stenti kendi başına çıkarmaması ve verilen talimatlara uyması gerekir.


Stent unutulursa ne olur?


Uzun süre çıkarılmayan stentin üzerinde mineral birikimi ve taşlaşma gelişebilir. Stent tıkanabilir, enfeksiyona yol açabilir veya çıkarılması için ek ameliyatlar gerekebilir.
Bu nedenle stent takılan hastanın çıkarılma tarihini takip etmesi önemlidir.


Üreterorenoskopi Sonrası Hastanede Kalmak Gerekir mi?


Komplikasyonsuz üreterorenoskopi işlemlerinden sonra hasta aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilir. Hastanede kalış süresi işlemin kapsamına, anesteziden toparlanmaya ve ameliyat sonrası bulgulara göre değişir.
Aşağıdaki durumlarda yatış süresi uzayabilir:

Bazı hastalarda işlem sonrasında kısa süreli idrar sondası takılabilir. Sonda gereksinimi ameliyatın kapsamına ve hastanın idrar yapabilme durumuna göre belirlenir.
Hasta genel durumu izin verdiğinde ayağa kalkabilir ve sıvı alımına başlayabilir. Taburculuk öncesinde ağrının kontrol altında olması, ateş bulunmaması ve idrar drenajının yeterli olması beklenir.


Üreterorenoskopinin Avantajları Nelerdir?


Üreterorenoskopi, üreter ve böbrek içindeki taşların, darlıkların ve bazı tümörlerin doğal idrar yolundan girilerek değerlendirilebildiği endoskopik bir yöntemdir. Ciltte kesi yapılmaması, işlemin en önemli avantajlarından biridir. Bu nedenle açık cerrahiyle karşılaştırıldığında yara bakımı, kesi yeri ağrısı ve iyileşme süreci genellikle daha sınırlıdır.
İşlem sırasında üreter ve böbreğin içi doğrudan görüntülenebilir. Taş varsa lazerle kırılabilir, küçük parçalar basketle çıkarılabilir veya uygun boyuta getirildikten sonra idrarla atılması beklenebilir. Şüpheli bir lezyon saptanırsa aynı seansta biyopsi alınması da mümkün olabilir.
Üreterorenoskopinin başlıca avantajları şunlardır:

Bununla birlikte üreterorenoskopinin kapalı bir işlem olması, her zaman tek seansta tam tedavi sağlayacağı anlamına gelmez. Büyük, sert, çok sayıda veya böbreğin farklı kalikslerine dağılmış taşlarda ikinci bir işlem gerekebilir.


Üreterorenoskopinin Riskleri Nelerdir?


Üreterorenoskopi genel olarak güvenli kabul edilen bir yöntemdir. Ancak üreter ve böbrek içerisinde cerrahi aletlerle çalışıldığı için bazı komplikasyonlar gelişebilir. Risk düzeyi; taşın büyüklüğüne, yerine, üreterin yapısına, ameliyat süresine, enfeksiyon bulunup bulunmadığına ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.


Ameliyat sonrası idrar yolu enfeksiyonu olabilir mi?


İşlem sonrasında idrar yolu enfeksiyonu gelişebilir. Taşların içerisinde bakteri bulunması, ameliyat öncesinde enfeksiyon varlığı, uzun süren işlem, yüksek böbrek içi basınç ve stent kullanımı enfeksiyon riskini etkileyebilir.
İdrar yaparken yanma, kötü kokulu veya bulanık idrar, ateş ve titreme enfeksiyon belirtisi olabilir. Gerekli durumlarda idrar kültürü alınarak uygun antibiyotik tedavisi planlanır.


Ateş ve sepsis gelişebilir mi?


Taşın parçalanması sırasında taş içerisindeki veya idrar yollarındaki bakteriler kana karışabilir. Bu durum nadiren sepsise yol açabilir. Sepsis, vücudun enfeksiyona karşı kontrolsüz yanıt verdiği ciddi bir klinik tablodur.
Ameliyat sonrasında yüksek ateş, titreme, belirgin halsizlik, hızlı solunum, tansiyon düşüklüğü veya bilinç değişikliği gelişmesi acil değerlendirme gerektirir.
Aktif enfeksiyon bulunan hastalarda planlı taş kırma işleminin ertelenmesi ve önce böbreğin drenajının sağlanması bu riski azaltmaya yardımcı olur.


İdrarda kan görülmesi normal midir?


İşlem sonrasında idrarın bir süre pembe veya açık kırmızı görünmesi mümkündür. Üreteroskop, lazer ve Double-J stent idrar yollarında geçici tahrişe neden olabilir.
Hafif kanamanın zamanla azalması beklenir. Koyu kırmızı idrar, büyük pıhtılar, idrar yapamama veya kanamanın giderek artması durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.


Üreterde zedelenme veya delinme olabilir mi?


Üreteroskopun ilerletilmesi, taşın çıkarılması veya lazer uygulanması sırasında üreter duvarında yüzeysel çizilme, yırtılma veya perforasyon gelişebilir.
Küçük yaralanmalar çoğunlukla Double-J stent takılarak ve üreterin iyileşmesi beklenerek tedavi edilebilir. Daha geniş yaralanmalarda stentin daha uzun süre tutulması veya farklı bir cerrahi girişim gerekebilir.


Üreter kopması mümkün müdür?


Üreter avülsiyonu olarak adlandırılan üreterin ciddi biçimde ayrılması veya kopması çok nadir bir komplikasyondur. Genellikle büyük taşın zorla çekilmesi veya dar üreterde cihazın zorlanmasıyla ilişkili olabilir.
Bu komplikasyon gelişirse üreteri yeniden onarmaya yönelik açık, laparoskopik veya robotik rekonstrüktif cerrahi gerekebilir. Güvenli olmayan geçişlerde işlemin ertelenip önce stent takılması bu riskin azaltılmasına yardımcı olur.


Üreter darlığı gelişebilir mi?


Üreter duvarındaki yaralanma veya uzun süre aynı bölgede kalan taş, iyileşme sırasında nedbe dokusuna yol açabilir. Bu durum üreter darlığı oluşturabilir.
Darlık gelişirse böbrekte şişme, yan ağrısı, enfeksiyon veya böbrek fonksiyonlarında azalma görülebilir. Tanı için ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya farklı görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Tedavi; darlığın uzunluğuna ve yerine göre endoskopik genişletme, lazerle kesi, stent uygulaması veya rekonstrüktif cerrahi içerebilir.


Taş tamamen çıkarılamayabilir mi?


Taşın büyük, sert veya çok sayıda olması tek seansta tam temizlik sağlanmasını zorlaştırabilir. Böbrek içindeki taşlara ulaşımın güç olması, görüşün bozulması, ameliyat süresinin uzaması veya enfeksiyon riskinin artması nedeniyle işlem güvenli biçimde sonlandırılabilir.
Bu durumda kalan taşlar için ikinci URS, fleksibl üreterorenoskopi, ESWL veya PNL planlanabilir.


İdrar yapamama görülebilir mi?


Anestezi, mesanedeki geçici hassasiyet, kan pıhtıları veya erkek hastalarda eşlik eden prostat büyümesi nedeniyle işlem sonrasında idrar yapamama görülebilir.
Mesanede dolgunluk, alt karın ağrısı ve idrar çıkaramama gelişirse geçici sonda takılması gerekebilir.


Üreterorenoskopi Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?


İyileşme süresi işlemin kapsamına, taşın büyüklüğüne, stent takılıp takılmadığına ve komplikasyon gelişip gelişmediğine göre değişir. Komplikasyonsuz kısa bir üreter taşı ameliyatından sonra hasta günlük yaşamına daha erken dönebilir. Uzun süren fleksibl URS veya çok sayıda taşın tedavi edildiği işlemlerde toparlanma daha uzun olabilir.


İdrar yaparken yanma ne kadar sürer?


Üretra, mesane ve üreterdeki geçici tahrişe bağlı olarak ilk günlerde idrar yaparken yanma görülebilir. Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi de oluşabilir.
Yakınmaların giderek azalması beklenir. Yanmanın artması, ateş veya kötü kokulu idrar gelişmesi enfeksiyon açısından değerlendirme gerektirebilir.


Böbrek veya kasık ağrısı neden olur?


Üreterdeki ödem, küçük taş parçalarının ilerlemesi veya Double-J stent böbrek ve kasık bölgesinde ağrıya neden olabilir. Stent bulunan hastalarda idrar yaparken böbrek bölgesinde kısa süreli ağrı hissedilebilir.
Ağrı çoğu zaman uygun ilaçlarla kontrol edilebilir. Şiddetlenen, ağrı kesiciye rağmen geçmeyen veya ateşle birlikte görülen ağrı değerlendirilmelidir.


Ne kadar su içilmelidir?


Hekim tarafından sıvı kısıtlaması önerilmemişse yeterli su içmek idrar yollarının yıkanmasına ve küçük taş parçalarının atılmasına yardımcı olabilir.
Ancak kalp yetmezliği veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler için standart bir miktar önerilmemelidir. Sıvı tüketimi hastanın genel sağlık durumuna göre düzenlenir.


İşe ne zaman dönülebilir?


Masa başı çalışan kişiler, kendilerini iyi hissetmeleri durumunda kısa süre içerisinde işe dönebilir. Ağır fiziksel iş yapan, uzun süre ayakta kalan veya yük kaldıran hastalarda daha uzun istirahat gerekebilir.
İşe dönüş zamanı taşın büyüklüğüne, ameliyatın süresine, stent yakınmalarına ve hastanın genel durumuna göre değişir.


Araç ne zaman kullanılabilir?


Anestezinin etkileri tamamen geçmeden, güçlü ağrı kesiciler kullanılırken veya belirgin ağrı ve baş dönmesi varken araç kullanılmamalıdır.
Hastanın güvenli şekilde oturabilmesi, ani hareketlerde ağrı yaşamaması ve dikkatini tam olarak verebilmesi gerekir.


Ağır kaldırmaya ne zaman başlanabilir?


İlk günlerde ağır kaldırma ve yoğun egzersiz kanamayı veya stente bağlı yakınmaları artırabilir. Hekimin önerdiği süre boyunca zorlayıcı fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır.


Cinsel ilişkiye ne zaman başlanabilir?


İdrarda belirgin kanama, şiddetli ağrı veya enfeksiyon bulguları yoksa ve hasta kendisini iyi hissediyorsa, hekimin önerdiği iyileşme süresinin ardından cinsel ilişkiye başlanabilir.
Double-J stent bulunan kişilerde fiziksel aktivite yakınmaları artırabilir. Bu nedenle kişinin belirtilerine göre hareket edilmesi gerekir.

 

Hangi belirtilerde doktora başvurulmalıdır?


Üreterorenoskopi sonrasında aşağıdaki durumlardan biri gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

Üreterorenoskopi mi, ESWL mi?


ESWL, vücut dışından gönderilen şok dalgalarıyla taşın kırılmasını amaçlayan bir yöntemdir. Üreterorenoskopide ise taş kamera yardımıyla doğrudan görülür ve lazerle kırılır veya çıkarılır.
ESWL'nin avantajı ciltte kesi veya idrar yolundan endoskopik giriş gerektirmemesidir. Bazı hastalarda anestezi gereksinimi de daha sınırlı olabilir. Buna karşılık parçalanan taşların hasta tarafından kendiliğinden düşürülmesi gerekir.
Üreterorenoskopide taşın tek seansta çıkarılma olasılığı, özellikle üreter taşlarında daha yüksek olabilir. Ancak anestezi, endoskopik giriş ve olası stent kullanımı gerekir.
Yöntem seçimini şu faktörler etkiler:

Fleksibl URS mi, PNL mi?


Fleksibl URS doğal idrar yolundan böbreğe ulaşılmasıyla yapılır. PNL'de ise bel bölgesindeki cilt üzerinden böbreğe doğrudan bir giriş yolu oluşturulur.
Fleksibl URS'de böbrek dokusuna doğrudan trakt açılmaz ve kanama riski genellikle PNL'den daha düşüktür. Buna karşılık büyük taşlarda işlem süresi uzayabilir ve birden fazla seans gerekebilir.
PNL, özellikle iki santimetreden büyük, geyik boynuzu biçiminde veya çok yüksek taş yükü bulunan böbrek taşlarında daha yüksek tek seans taş temizleme olasılığı sağlayabilir. Bununla birlikte kanama ve çevre organ yaralanması gibi riskleri fleksibl URS'ye göre daha fazla olabilir.
Tedavi seçimi şu unsurlara göre yapılır:

Üreterorenoskopi Sonrası Taş Tekrarlar mı?


Üreterorenoskopi mevcut taşı tedavi eder ancak taş oluşumuna yol açan metabolik, genetik veya beslenmeyle ilgili nedenleri ortadan kaldırmaz. Bu nedenle taş yeniden oluşabilir.
Taşın tekrar etme riskini azaltmak için çıkarılan taşın analizi ve uygun hastalarda metabolik inceleme yapılabilir.


Taş analizi neden yapılır?


Taş analizi, çıkarılan taşın kalsiyum oksalat, ürik asit, sistin, strüvit veya farklı bir yapıda olup olmadığını gösterir. Koruyucu beslenme ve ilaç tedavisi taş türüne göre değişebilir.


Yirmi dört saatlik idrar testi kimlere yapılır?


Tekrarlayan taş hastalığı, genç yaşta taş oluşumu, iki taraflı taş, tek böbrek, ailesel yatkınlık veya özel taş türleri bulunan kişilerde yirmi dört saatlik idrar analizi yapılabilir.
Bu incelemede idrar miktarı, kalsiyum, oksalat, ürik asit, sitrat, sodyum ve farklı maddeler ölçülebilir.


Kalsiyum tamamen kesilmeli midir?


Kalsiyum taşı bulunan hastaların besinlerle aldığı kalsiyumu tamamen kesmesi genellikle uygun değildir. Aşırı kalsiyum kısıtlaması bağırsaktan oksalat emilimini artırabilir ve kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Kalsiyum takviyeleri ise hastanın metabolik özelliklerine göre değerlendirilmelidir.


Tuz tüketimi taş oluşumunu etkiler mi?


Yüksek tuz tüketimi idrarla kalsiyum atılımını artırabilir. Bu nedenle özellikle kalsiyum taşı bulunan kişilerde fazla sodyum tüketiminin azaltılması önerilebilir.
Beslenme planı taşın türüne, kan ve idrar testlerine göre kişiselleştirilmelidir.


Üreterorenoskopi Hakkında Sık Sorulan Sorular


Üreterorenoskopi açık ameliyat mıdır?
Hayır. Doğal idrar yolundan girilerek yapılan endoskopik bir işlemdir. Ciltte kesi oluşturulmaz.
URS ameliyatı ağrılı mıdır?
İşlem anestezi altında yapılır. Ameliyat sonrasında yanma, kasık ağrısı veya stente bağlı rahatsızlık görülebilir.
Taş tamamen çıkarılır mı?
Küçük ve uygun konumdaki taşlar tek seansta çıkarılabilir. Büyük, çok sayıda veya böbreğin farklı bölgelerine dağılmış taşlarda ek seans gerekebilir.
Ameliyattan sonra stent şart mıdır?
Hayır. Her hastaya Double-J stent takılmaz. Üreterde ödem, yaralanma, darlık, kalan taş veya idrar akışında risk varsa stent kullanılabilir.
Double-J stent çıkarılırken anestezi gerekir mi?
Stent çoğunlukla kısa süreli sistoskopiyle çıkarılır. İşlem lokal anestezik jel veya merkezin uygulamasına göre farklı anestezi yöntemleriyle yapılabilir.
URS kaç kez yapılabilir?
Gerekli durumlarda tekrarlanabilir. Ancak sık tekrarlayan taşlarda taş oluşum nedenleri ve alternatif cerrahi yöntemler değerlendirilmelidir.
Hamilelikte URS yapılabilir mi?
Gebelikte zorunlu durumlarda ve dikkatli hasta seçimiyle URS uygulanabilir. Radyasyon kullanımı, anestezi ve gebelik haftası multidisipliner biçimde değerlendirilmelidir.
Tek böbreği olan hastaya URS uygulanabilir mi?
Uygulanabilir. Ancak idrar drenajı ve böbrek fonksiyonunun korunması özel önem taşıdığı için stent kullanımı ve ameliyat sonrası takip daha dikkatli planlanabilir.
İki taraflı taşlar aynı seansta tedavi edilebilir mi?
Uygun hastalarda iki taraflı işlem aynı seansta yapılabilir. Taş yükü, ameliyat süresi, enfeksiyon riski ve hastanın genel durumu nedeniyle taraflar farklı tarihlerde de tedavi edilebilir.
URS böbreğe zarar verir mi?
Uygun teknikle yapılan işlemde kalıcı böbrek hasarı beklenmez. Enfeksiyon, tıkanıklık, üreter yaralanması veya yüksek böbrek içi basınç gibi komplikasyonlar böbrek fonksiyonlarını etkileyebilir.
Üreterorenoskopi Kararı Nasıl Verilmelidir?
Üreterorenoskopi kararı yalnızca taşın boyutuna göre verilmez. Taşın üreter veya böbrekteki konumu, sayısı, sertliği, böbrekte oluşturduğu tıkanıklık, üreterin anatomisi, enfeksiyon durumu ve hastanın genel sağlık özellikleri birlikte değerlendirilir.
Üreter taşı tedavisinde takip, ilaç tedavisi, ESWL veya URS; böbrek taşlarında ise fleksibl URS, ESWL ve PNL seçenekleri karşılaştırılabilir. Üreter darlığı veya üst idrar yolu tümörü şüphesinde ise tanısal biyopsi ve farklı cerrahi yaklaşımlar gerekebilir.
İşlem öncesinde olası yararlar, tek seansta taş temizlenme ihtimali, Double-J stent gereksinimi ve komplikasyonlar hastayla paylaşılmalıdır. Mevcut taş tedavi edildikten sonra taş analizi ve gerekli hastalarda metabolik değerlendirme yapılması, yeni taş oluşumunun önlenmesi açısından önemlidir.


İzmir'de Üreterorenoskopi ve Taş Tedavisi Değerlendirmesi


İnternette “İzmir ürolog”, “İzmir üroloji doktoru”, “İzmir üreterorenoskopi”, “İzmir URS ameliyatı”, “İzmir üreter taşı ameliyatı”, “İzmir fleksibl üreterorenoskopi” veya “İzmir böbrek taşı ameliyatı” gibi kelimelerle arama yapan kişiler için öncelikle taşın yalnızca büyüklüğünün değil; üreterin hangi bölümünde bulunduğunun, taşın sertliğinin, böbrekte tıkanıklık ve şişmeye yol açıp açmadığının, idrar yolu enfeksiyonu bulunup bulunmadığının, hastanın ağrı düzeyinin ve böbrek fonksiyonlarının birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Üreterorenoskopi, doğal idrar yolundan girilerek üreter ve gerektiğinde böbrek içindeki taşlara ulaşılan endoskopik bir yöntemdir; ancak uygulanacak tedavi taşın konumuna ve hastanın klinik özelliklerine göre semirijid URS, fleksibl üreterorenoskopi, RIRS, ESWL, mini PNL veya PNL seçeneklerinden biri olabilir. İzmir'de yapılacak ürolojik değerlendirmede bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, idrar tahlili, idrar kültürü, böbrek fonksiyon testleri ve hastanın daha önce geçirdiği taş tedavileri birlikte ele alınabilir. İzmir üreter taşı tedavisi veya İzmir RIRS ameliyatı planlanırken taşın tek seansta tamamen temizlenip temizlenemeyeceği, lazerle parçalama gereksinimi, taşın basketle çıkarılma olasılığı, Double-J stent takılıp takılmayacağı, işlemin ertelenmesi veya ikinci seans gerektirmesi gibi durumlar kişiden kişiye değişebilir. İnternetten ulaşılan bilgiler genel bir çerçeve sunabilir; ancak hangi yöntemin uygun olduğuna bir İzmir üroloji uzmanı tarafından yapılacak muayene, görüntüleme, laboratuvar incelemeleri, bilgilendirilmiş onam ve ortak karar verme süreci sonrasında karar verilmelidir. Üreterorenoskopi dâhil hiçbir cerrahi yöntemde kesin taşsızlık, üstünlük veya tamamen risksiz bir sonuç garanti edilemez.