HAKKINDA ÜROLOJİK KANSERLER ÜROLOJİK HASTALIKLAR TANI YÖNTEMLERİ AMELİYATLAR BLOG İLETİŞİM

Transüretral mesane tümörü ameliyatı; mesane içerisinde saptanan şüpheli dokuların idrar kanalından girilerek çıkarılması işlemidir. Tıp literatüründe “transüretral mesane tümörü rezeksiyonu” olarak adlandırılır ve TUR-MT veya İngilizce karşılığı olan TURBT kısaltmalarıyla ifade edilir.

Transüretral Mesane Tümörü Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?


İşlem sırasında karın bölgesine cerrahi kesi yapılmaz. İdrar kanalından ilerletilen özel bir endoskopik aletle mesaneye ulaşılır ve görülen tümör dokusu çıkarılır. Alınan parçalar patoloji laboratuvarına gönderilerek tümörün hücresel yapısı, derecesi ve mesane duvarının hangi tabakasına kadar ilerlediği değerlendirilir.
TUR-MT, mesane kanseri şüphesinde yalnızca bir tedavi yöntemi değildir. Aynı zamanda kesin tanıya ve hastalığın evrelendirilmesine yardımcı olan temel işlemlerden biridir. Özellikle kasa invaze olmayan mesane kanserinde, görülebilen tümörün mümkün olduğunca eksiksiz çıkarılması ve patolojik inceleme için yeterli doku elde edilmesi amaçlanır. Avrupa Üroloji Birliğinin 2026 kılavuzunda TUR-MT, doğru tanı, evreleme ve sonraki tedavinin planlanması açısından temel basamak olarak değerlendirilmektedir.

Transüretral Mesane Tümörü Ameliyatı Nedir?

TUR-MT ameliyatında sistoskop veya rezektoskop adı verilen ince, kameralı bir cihaz idrar kanalından ilerletilerek mesaneye ulaştırılır. Mesane içerisindeki şüpheli alanlar doğrudan görülür. Tümör dokusu elektrik enerjisi kullanan özel bir halka, farklı enerji sistemleri veya uygun endoskopik araçlar yardımıyla parça parça çıkarılabilir.
İşlemin başlıca amaçları şunlardır:

TUR-MT sırasında mesane tamamen alınmaz. Yalnızca mesane iç yüzeyinde bulunan tümör veya şüpheli dokular çıkarılır. Mesanenin tamamen alınması anlamına gelen radikal sistektomi, farklı hasta gruplarında uygulanan daha kapsamlı bir ameliyattır.

Mesane Tümörü Nedir?

Mesane tümörü, mesanenin iç yüzeyini oluşturan hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasıyla meydana gelen anormal doku oluşumudur. Mesane kanserlerinin büyük bölümü, idrar yollarının iç yüzeyini kaplayan ürotelyum hücrelerinden gelişir ve ürotelyal karsinom olarak adlandırılır. Avrupa Üroloji Birliğinin kasa invaze olmayan mesane kanseri kılavuzu da temel olarak ürotelyal kanserlerin tanı, sınıflandırma, tedavi ve takibini ele almaktadır.

Her mesane tümörü kanser midir?

Mesanede görülen her kitle kesin olarak kanser anlamına gelmez. İltihabi oluşumlar, taşlara bağlı değişiklikler, iyi huylu polipler ve farklı hücresel lezyonlar da tümöre benzer görünüm oluşturabilir. Ancak sistoskopide saptanan şüpheli bir kitlenin yalnızca görüntüsüne bakılarak iyi veya kötü huylu olduğu kesin olarak söylenemez.
Kesin tanı, TUR-MT sırasında çıkarılan dokunun patoloji uzmanı tarafından mikroskop altında incelenmesiyle konulur.

Kasa invaze olmayan mesane kanseri ne demektir?

Tümör mesanenin iç yüzeyiyle veya iç yüzeyin altındaki bağ dokusuyla sınırlıysa ve mesane kasına ulaşmamışsa “kasa invaze olmayan mesane kanseri” olarak adlandırılır. Bu grup genel olarak Ta, T1 ve karsinoma in situ olarak sınıflandırılan hastalıkları kapsar.
Geçmişte bu tümörler için “yüzeyel mesane tümörü” ifadesi sık kullanılmaktaydı. Ancak bazı T1 ve yüksek dereceli tümörler ilerleme açısından önemli risk taşıyabildiği için güncel bilimsel metinlerde “kasa invaze olmayan mesane kanseri” ifadesi tercih edilmektedir.

Kasa invaze mesane kanseri ne demektir?

Tümörün mesane duvarındaki kas tabakasına ilerlemesi kasa invaze mesane kanseri olarak tanımlanır. Bu durumda yalnızca TUR-MT çoğu zaman yeterli tedavi değildir. TUR-MT, tanı ve evreleme amacıyla yapılır; sonraki tedavi hastalığın yaygınlığına ve hastanın genel durumuna göre ayrıca planlanır.

Tümörün evresi ve derecesi aynı şey midir?

Tümörün evresi ve derecesi farklı kavramlardır.
Evre, tümörün mesane duvarında ne kadar derine ilerlediğini gösterir. Derece ise tümör hücrelerinin mikroskop altında normal hücrelerden ne ölçüde farklılaştığını ve biyolojik olarak ne kadar saldırgan davranabileceğini ifade eder.
Düşük dereceli tümörler genellikle daha yavaş seyredebilir ancak tekrar etme olasılıkları bulunur. Yüksek dereceli tümörlerde ise ilerleme ve daha derin dokulara yayılma riski daha fazla olabilir. Tedavi kararı yalnızca evreye veya yalnızca dereceye göre değil, tüm patolojik ve klinik özellikler birlikte değerlendirilerek verilir.

TUR-MT Hangi Durumlarda Yapılır?

TUR-MT genellikle sistoskopide veya görüntüleme yöntemlerinde mesane içinde tümör şüphesi oluşturan bir alan saptandığında yapılır. Hastanın daha önce mesane kanseri geçirmiş olması ve kontroller sırasında yeni bir lezyon görülmesi de işlemin tekrarlanmasını gerektirebilir.

İdrarda kan görülmesi TUR-MT gerektirir mi?

İdrarda kan görülmesi, mesane kanserinin en sık görülen belirtilerinden biridir. Kanama gözle fark edilebilecek kadar belirgin olabileceği gibi yalnızca idrar tahlilinde de saptanabilir. Mesane kanserine bağlı kanama çoğu zaman ağrısızdır ve bir süre görülüp daha sonra kaybolabilir.
Bununla birlikte idrarda kan görülmesi doğrudan TUR-MT yapılacağı anlamına gelmez. İdrar yolu enfeksiyonları, böbrek veya mesane taşları, prostat hastalıkları, böbrek hastalıkları ve kan sulandırıcı ilaçlar da hematüriye neden olabilir.
İdrarda kanın nedenini araştırmak için idrar tahlili, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve sistoskopi gibi incelemeler yapılabilir. Sistoskopide mesane içinde şüpheli bir tümör görülürse TUR-MT planlanabilir. Mesane kanamasının geçmesi, altta yatan nedenin de ortadan kalktığını göstermez.

Sistoskopide mesane içinde kitle görülürse ne yapılır?

Sistoskopi, ince ve kameralı bir cihazla mesane iç yüzeyinin doğrudan incelenmesidir. Papiller, kabarık, düzensiz veya şüpheli bir lezyon saptandığında kesin tanı için doku örneği gerekir.
Küçük ve sınırlı lezyonlarda bile yalnızca sistoskopik görüntüye bakılarak tümörün evresi ve derecesi belirlenemez. Bu nedenle görülen lezyon çoğunlukla TUR-MT ile çıkarılır ve patolojik incelemeye gönderilir.

Görüntülemede mesane duvarı kalınlaşması saptanması ne anlama gelir?

Ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografide mesane duvarında kalınlaşma, düzensizlik ya da mesane içine uzanan bir kitle görülebilir. Ancak her duvar kalınlaşması tümör değildir. Mesanenin yeterince dolu olmaması, enfeksiyon, taş, geçirilmiş ameliyatlar veya mesane kasındaki değişiklikler de benzer görüntüler oluşturabilir.
Görüntüleme yöntemlerinde şüpheli bir alan saptanırsa mesanenin doğrudan değerlendirilmesi için sistoskopi yapılabilir. Sistoskopide tümör görülmesi hâlinde tanı ve tedavi amacıyla TUR-MT uygulanabilir.

Mesane kanseri tekrar ederse TUR-MT yeniden yapılabilir mi?

Kasa invaze olmayan mesane kanseri mesanenin farklı bölgelerinde tekrar ortaya çıkabilir. Düzenli takip sistoskopilerinde yeni tümör saptanırsa TUR-MT yeniden uygulanabilir. İşlemin tekrarlanabilir olması önemli bir avantajdır; ancak sık tekrarlayan tümörlerde yalnızca tümörü yeniden çıkarmak yerine hastanın risk grubuna göre mesane içi tedaviler veya farklı tedavi seçenekleri de değerlendirilir.

Mesane Tümörünün Belirtileri Nelerdir?

Ağrısız kanlı idrar mesane tümörü belirtisi olabilir mi?

Gözle görülebilen ağrısız kanlı idrar, mesane kanserinin en sık karşılaşılan belirtilerinden biridir. İdrar pembe, kırmızı, pas rengi veya koyu kırmızı görünebilir. Bazı hastalarda pıhtı da görülebilir. Kanamanın bir kez görülmesi veya kendiliğinden kaybolması değerlendirme gereksinimini ortadan kaldırmaz.

Sık idrara çıkma ve yanma görülebilir mi?

Mesane tümörleri bazı hastalarda sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma veya mesane tam boşalmamış gibi hissetme şikâyetlerine neden olabilir. Bu belirtiler idrar yolu enfeksiyonu, prostat büyümesi ve aşırı aktif mesane gibi kanser dışı durumlarda da sık görüldüğünden yalnızca belirtilere dayanılarak tanı konulamaz.

TUR-MT Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?

Ameliyat öncesinde hastanın tıbbi öyküsü, kullandığı ilaçlar, daha önce geçirdiği ameliyatlar ve eşlik eden hastalıkları değerlendirilir. İdrar tahlili ve gerektiğinde idrar kültürü yapılarak enfeksiyon bulunup bulunmadığı araştırılabilir. Kan sayımı, böbrek fonksiyon testleri ve pıhtılaşma değerleri incelenebilir.
Sistoskopi tümörün mesane içindeki görünümü, sayısı, büyüklüğü ve yerleşimi hakkında bilgi sağlar. Ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi ise mesane, böbrekler, idrar yolları ve gerekli durumlarda çevre dokuların değerlendirilmesine yardımcı olabilir. İdrar sitolojisiyle idrara dökülen anormal hücreler araştırılabilir. NCI, mesane kanseri şüphesinin değerlendirilmesinde tıbbi öykü, idrar testleri, fizik muayene ve gerekli ileri incelemelerin birlikte kullanılabileceğini belirtmektedir.
Kan sulandırıcı veya pıhtılaşmayı etkileyen ilaç kullanan hastalar bu durumu ameliyattan önce doktoruna bildirmelidir. Bu ilaçlar hasta tarafından kendiliğinden kesilmemelidir. İlacın geçici olarak durdurulup durdurulmayacağı; kanama riski, pıhtı oluşma riski ve ilacın kullanılma nedeni değerlendirilerek ilgili hekimler tarafından belirlenir.

TUR-MT Ameliyatı Nasıl Yapılır?

TUR-MT ameliyatı, idrar kanalından girilerek mesaneye ulaşılan kapalı bir cerrahi işlemdir. Karın bölgesinde kesi yapılmaz. İşlem sırasında rezektoskop adı verilen kameralı bir endoskopik cihaz kullanılır. Bu cihazın içerisinden geçen özel cerrahi halka veya uygun enerji sistemleri yardımıyla mesane içerisindeki tümör dokusu çıkarılır.
Ameliyatın temel amacı yalnızca görünen kitlenin yüzeyini almak değildir. Tümörün mümkün olduğunca eksiksiz çıkarılması, tümör tabanının değerlendirilmesi ve patolojik inceleme için yeterli doku elde edilmesi gerekir. Özellikle tümörün mesane kasına ulaşıp ulaşmadığının anlaşılması, sonraki tedavinin belirlenmesi açısından önemlidir.
TUR-MT aynı anda hem tanı hem de ilk tedavi basamağıdır. Görülebilen tümör çıkarılırken alınan dokular patoloji laboratuvarına gönderilir. Patoloji sonucu olmadan tümörün düşük veya yüksek dereceli olduğu, mesane kasına ulaşıp ulaşmadığı ve ek tedavi gerektirip gerektirmediği kesin olarak belirlenemez.

Ameliyatta karın bölgesine kesi yapılır mı?

TUR-MT ameliyatında karın bölgesine kesi yapılmaz. Cerrahi aletler doğal idrar yolundan ilerletilerek mesaneye ulaştırılır. Bu nedenle açık ameliyatlara göre kesi yeri ağrısı ve yara iyileşmesiyle ilgili sorunlar genellikle daha azdır.
Bununla birlikte işlemin kapalı yöntemle yapılması risksiz olduğu anlamına gelmez. Kanama, enfeksiyon, mesane duvarında hasar veya idrar yapma güçlüğü gibi komplikasyonlar gelişebilir.

Rezektoskop nedir?

Rezektoskop, idrar kanalından mesaneye ilerletilen ve içerisinde kamera, ışık sistemi, sıvı kanalı ve cerrahi işlem yapılmasına imkân veren özel aparatlar bulunan endoskopik bir alettir.
Cerrah mesane iç yüzeyini ekrandan izler. Tümörün sayısını, büyüklüğünü, yerleşimini ve çevre dokularla ilişkisini değerlendirir. Ardından tümör dokusu küçük parçalar hâlinde çıkarılabilir veya uygun vakalarda tümörün tek parça ya da daha bütüncül biçimde çıkarılmasına yönelik teknikler kullanılabilir.

Mesane tümörü nasıl çıkarılır?

Tümör dokusu genellikle elektrik enerjisi kullanan ince bir halka yardımıyla kesilerek çıkarılır. Kanayan alanlar aynı sistemle kontrol altına alınabilir. Çıkarılan parçalar mesane içerisinden alınarak patolojiye gönderilir.
Rezeksiyon sırasında tümörün yalnızca yüzeyde görülen kısmının değil, tabanının da değerlendirilmesi önemlidir. Gerektiğinde tümör tabanından ayrı örnek alınabilir. Böylece tümörün bağ dokusuna veya mesane kasına ilerleyip ilerlemediği daha doğru şekilde araştırılabilir.
Tümörün mesanedeki yeri, cerrahi tekniği etkileyebilir. Özellikle mesanenin yan duvarında bulunan tümörlerde, cerrahi enerji obturator siniri uyararak bacağın istemsiz hareket etmesine neden olabilir. Bu hareket mesane duvarında yaralanma riskini artırabileceğinden anestezi ve cerrahi ekip uygun önlemleri planlar.

Tümörün tamamı çıkarılabilir mi?

TUR-MT sırasında görülebilen tümörün mümkün olduğunca eksiksiz çıkarılması amaçlanır. Ancak tümörün çok büyük olması, sayıca fazla bulunması, mesane duvarına geniş tabanla oturması veya mesane kasına derin şekilde ilerlemesi nedeniyle tek seansta tam rezeksiyon her zaman mümkün olmayabilir.
Cerrah, güvenli sınırlar içerisinde mümkün olan en geniş rezeksiyonu yapar. Tam çıkarılamayan tümörlerde, patoloji sonucuna ve ameliyat bulgularına göre ikinci TUR-MT veya farklı bir tedavi planlanabilir.
Tümörün gözle tamamen çıkarılmış görünmesi de hastalığın kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez. Mikroskobik tümör hücreleri bulunabilir veya mesanenin başka bölgelerinde zaman içinde yeni tümörler gelişebilir. Bu nedenle patoloji sonucu ve düzenli takip önemlidir.

Tümörün Tabanından Neden Örnek Alınır?

Tümör tabanından alınan doku, kanser hücrelerinin mesane duvarının daha derin katmanlarına ilerleyip ilerlemediğini değerlendirmeye yardımcı olur. Özellikle lamina propria adı verilen bağ dokusu ve detrusor kası olarak adlandırılan mesane kas tabakası, evreleme açısından önem taşır.
Patoloji örneğinde kas dokusunun bulunması, her hastada aynı anlamı taşımaz. Ancak yüksek dereceli veya T1 tümörlerde kas dokusunun örnekte yer almaması, ilk ameliyatın hastalığın derinliğini değerlendirmek için yetersiz kalmış olabileceğini düşündürebilir.
Bu durumda, hastanın tümör özelliklerine göre tekrar TUR-MT planlanabilir.

Mesane kası dokusunun patolojide bulunması neden önemlidir?

Mesane kanserinde temel ayrımlardan biri, tümörün kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığıdır. Kas tabakasına ulaşmamış tümörler kasa invaze olmayan mesane kanseri grubunda değerlendirilirken, kas tabakasına ilerleyen tümörler kasa invaze mesane kanseri olarak sınıflandırılır.
Bu iki grubun tedavileri birbirinden farklı olabilir. Kasa invaze olmayan hastalıkta mesane içi tedaviler ve sistoskopik takip ön planda olabilirken, kasa invaze hastalıkta radikal sistektomi veya seçilmiş hastalarda mesane koruyucu kombine tedaviler gündeme gelebilir.
Bu nedenle patoloji materyalinde yeterli ve uygun derinlikte doku bulunması tedavi planının doğruluğu açısından önemlidir.

TUR-MT Ameliyatında Hangi Anestezi Kullanılır?

TUR-MT ameliyatı genel veya spinal anestezi altında yapılabilir. Anestezi yöntemi; tümörün büyüklüğü, sayısı, mesanedeki yerleşimi, tahmini ameliyat süresi, hastanın genel sağlık durumu ve anestezi uzmanının değerlendirmesine göre belirlenir.

Spinal anestezi nedir?

Spinal anestezide bel bölgesinden uygulanan ilaçla vücudun alt kısmında geçici duyu ve hareket kaybı oluşturulur. Hasta ameliyat sırasında uyanık olabilir ancak sedasyon verilerek uyku hâline benzer bir rahatlık sağlanabilir.
Spinal anestezi her hasta için uygun olmayabilir. Kan sulandırıcı kullanımı, bazı omurga hastalıkları, pıhtılaşma bozuklukları veya farklı tıbbi nedenler yöntemin seçimini etkileyebilir.

Genel anestezi ne zaman tercih edilir?

Genel anestezide hasta tamamen uyutulur ve ameliyat boyunca solunumu anestezi ekibi tarafından yönetilir. Uzun sürmesi beklenen işlemlerde, çok sayıda veya büyük tümör bulunduğunda ya da tümörün mesane yan duvarında yerleştiği bazı durumlarda genel anestezi tercih edilebilir.
Mesanenin yan duvarındaki tümörlerde obturator refleksini azaltmak için genel anesteziye ek olarak sinir bloğu uygulanması da değerlendirilebilir. Hangi yöntemin kullanılacağı hastaya özel olarak belirlenir.

TUR-MT Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

TUR-MT ameliyatı genellikle 30–90 dakika arasında sürebilir. Ancak bu süre sabit değildir.
Ameliyat süresini etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

Anestezi hazırlığı, ameliyat sonrası uyandırma ve hastanın derlenme odasında izlenmesi, cerrahi sürenin dışında değerlendirilir. Bu nedenle ameliyathanede geçirilen toplam süre 30–90 dakikadan daha uzun olabilir.

TUR-MT Sonrası Sonda Takılır mı?

TUR-MT ameliyatından sonra mesaneye idrar sondası takılabilir. Sondanın gerekip gerekmediği ve ne kadar süre tutulacağı, tümörün büyüklüğüne, çıkarılan doku miktarına, kanama durumuna ve mesane duvarında oluşan hasara göre değişir.
Küçük ve sınırlı bir tümörün çıkarıldığı bazı hastalarda sonda aynı gün veya ertesi gün alınabilir. Geniş rezeksiyon, belirgin kanama veya mesane duvarında incelme bulunan hastalarda sonda birkaç gün tutulabilir.

İdrar sondası neden takılır?

Sonda şu amaçlarla kullanılabilir:

Mesane yıkaması neden yapılır?

Ameliyat sonrasında kanama görülürse mesaneye sürekli yıkama sıvısı verilebilir. Bu uygulamanın amacı pıhtıların sondayı tıkamasını önlemek ve mesane içerisindeki kanı uzaklaştırmaktır.
Yıkama sırasında idrarın açık pembe görünmesi beklenebilir. İdrarın zaman içinde açılması gerekir. Koyu kırmızı kanama, büyük pıhtılar, sonda akışının durması veya alt karında giderek artan ağrı olması durumunda sağlık ekibine bilgi verilmelidir.
Sondaya hasta veya yakını tarafından müdahale edilmemelidir.

Sonda kaç gün kalır?

Sonda bazı hastalarda yalnızca birkaç saat, bazı hastalarda ise birkaç gün kalabilir. Mesane duvarında delinme şüphesi veya daha derin bir rezeksiyon varsa bu süre uzayabilir.
Sondanın daha uzun süre kalması, işlemin başarısız olduğu anlamına gelmez. Süre, mesanenin güvenli şekilde iyileşmesine göre belirlenir.

TUR-MT Sonrası Mesane İçine İlaç Verilir mi?

Uygun hastalarda ameliyattan sonraki erken dönemde mesane içine tek doz kemoterapi ilacı uygulanabilir. Bu uygulamaya intravezikal kemoterapi adı verilir.
İlacın amacı, ameliyat sırasında mesane içerisine dağılmış olabilecek tümör hücrelerinin mesane duvarına yeniden tutunma olasılığını azaltmak ve bazı hasta gruplarında erken nüks riskini düşürmektir.

Mitomisin C nedir?

Mitomisin C, mesane içine uygulanabilen kemoterapi ilaçlarından biridir. İlaç sonda yoluyla mesaneye verilir ve belirli bir süre mesane içerisinde tutulur. Daha sonra sonda yoluyla boşaltılır veya hastanın idrar yapmasıyla dışarı atılır.
Mesane içine verilen kemoterapi, damar yoluyla uygulanan sistemik kemoterapiden farklıdır. İlacın etkisi büyük ölçüde mesane içerisinde sınırlı kalır.

Gemsitabin mesane içine uygulanabilir mi?

Gemsitabin de seçilmiş hastalarda ameliyat sonrası tek doz intravezikal tedavi amacıyla kullanılabilen ilaçlardan biridir. Hangi ilacın tercih edileceği hastanenin uygulamasına, hastanın risk grubuna ve hekimin değerlendirmesine göre değişebilir.

Mesane içine ilaç hangi durumlarda uygulanmaz?

Erken dönemde mesane içine kemoterapi her hastaya verilmez. Aşağıdaki durumlarda uygulamadan kaçınılabilir:

Mesane duvarında perforasyon varsa ilacın mesane dışına sızması ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle cerrah, ameliyat bulgularına göre uygulamanın güvenli olup olmadığına karar verir.

TUR-MT Sonrası Patoloji Raporunda Neler Yazar?

Patoloji raporu, tümörün biyolojik özelliklerini ve mesane duvarında ne kadar ilerlediğini gösteren temel belgedir. Sonraki tedavi yalnızca ameliyat sırasında görülen görüntüye göre değil, patoloji sonucuna göre planlanır.

Ürotelyal karsinom ne demektir?

Ürotelyal karsinom, mesanenin iç yüzeyini kaplayan ürotelyal hücrelerden gelişen kanser türüdür. Mesane kanserlerinin büyük bölümünü oluşturur.
Bunun dışında skuamöz hücreli karsinom, adenokarsinom veya farklı histolojik alt tipler de görülebilir. Nadir tümör türlerinde tedavi yaklaşımı değişebilir.

Ta evresi nedir?

Ta tümör, mesanenin iç yüzeyinde papiller şekilde büyüyen ve alttaki bağ dokusuna ilerlememiş tümörü ifade eder. Bu tümörler kasa invaze olmayan gruptadır.
Ta tümörler düşük veya yüksek dereceli olabilir. Düşük dereceli Ta tümörlerde ilerleme riski genellikle daha düşük olsa da nüks görülebilir.

T1 mesane tümörü ne demektir?

T1 tümör, mesanenin iç yüzeyinin altındaki lamina propria adlı bağ dokusuna ilerlemiş ancak kas tabakasına ulaşmamış tümördür.
T1 tümörler, özellikle yüksek dereceli olduklarında daha yüksek ilerleme riski taşıyabilir. Bu nedenle ikinci TUR-MT ve mesane içi BCG tedavisi gibi ek yaklaşımlar gündeme gelebilir.

T2 mesane tümörü ne demektir?

T2 tümör, kanserin mesane kas tabakasına ulaştığını gösterir. Bu durum kasa invaze mesane kanseri olarak değerlendirilir.
TUR-MT bu hastalarda genellikle tanı ve evreleme amacı taşır. Tedavi için radikal sistektomi, sistemik tedavi veya uygun seçilmiş hastalarda mesane koruyucu kombine tedaviler değerlendirilebilir.

Karsinoma in situ nedir?

Karsinoma in situ, mesane iç yüzeyinde düz ve yüksek dereceli bir kanser alanıdır. Papiller bir kitle gibi kabarık görünmeyebilir. Sistoskopide kırmızı, kadifemsi veya iltihabi görünüme benzeyen bir alan oluşturabilir.
Karsinoma in situ, yüksek riskli kabul edilen bir hastalıktır ve genellikle mesane içi BCG tedavisi gibi ek tedaviler gerektirir.

Düşük dereceli ve yüksek dereceli tümör ne demektir?

Düşük dereceli tümör hücreleri normal ürotelyal hücrelere daha fazla benzer ve genellikle daha yavaş seyir gösterir. Buna rağmen bu tümörler zaman içinde tekrarlayabilir.
Yüksek dereceli tümör hücreleri daha belirgin yapısal bozukluk gösterir ve bağ dokusuna, kas tabakasına veya daha ileri bölgelere ilerleme riski daha fazla olabilir.

Patolojide kas dokusu yoksa ne olur?

Kas dokusunun bulunmaması her hastada tekrar ameliyat gerektirmez. Küçük, düşük dereceli ve Ta olarak değerlendirilen bazı tümörlerde klinik karar farklı olabilir.
Buna karşılık T1 veya yüksek dereceli tümörlerde kas dokusunun bulunmaması, evrelemenin yetersiz kalmış olabileceğini düşündürebilir. Bu durumda ikinci TUR-MT planlanabilir.

Lenfovasküler invazyon ne demektir?

Lenfovasküler invazyon, tümör hücrelerinin lenf veya kan damarları içerisinde görülmesidir. Hastalığın daha saldırgan davranabileceğini düşündüren bir bulgu olabilir ve tedavi planını etkileyebilir.

Varyant histoloji ne demektir?

Varyant histoloji, ürotelyal kanserin mikropapiller, plazmasitoid, nested veya sarkomatoid gibi farklı hücresel özellikler göstermesidir. Bazı varyantlar daha agresif seyredebilir ve erken dönemde daha kapsamlı tedavi değerlendirmesini gerektirebilir.

İkinci TUR-MT Nedir?

İkinci TUR-MT, ilk ameliyattan sonra mesanenin aynı bölgesinin yeniden değerlendirilmesi ve gerektiğinde kalan tümör dokusunun çıkarılması işlemidir. Bu işlem tekrar rezeksiyon veya re-TURBT olarak da adlandırılır.
İkinci ameliyatın gerekli olması, ilk ameliyatın mutlaka başarısız olduğu anlamına gelmez. Bazı tümörlerde doğru evreleme ve kalan tümörün araştırılması için standart tedavi yaklaşımının bir parçasıdır.

İkinci TUR-MT neden yapılır?

Tekrar TUR-MT şu amaçlarla yapılabilir:

İkinci ameliyat ne zaman yapılır?

Tekrar TUR-MT genellikle ilk ameliyattan sonraki birkaç hafta içerisinde planlanır. Uygulama zamanı hastanın iyileşme durumu, patoloji sonucu ve klinik bulgulara göre belirlenir.
T1 ve yüksek dereceli tümörlerde ikinci rezeksiyon, ilk ameliyatta tümörün tamamen çıkarıldığı düşünülse bile gerekebilir. Bunun nedeni, ilk işlem sonrasında aynı bölgede kalan tümör bulunabilmesi ve bazı hastalarda evrenin ilk patolojide olduğundan daha ileri çıkabilmesidir.

İkinci TUR-MT'den sonra tedavi nasıl belirlenir?

İkinci ameliyatın patoloji sonucu, ilk raporla birlikte değerlendirilir. Tümörün tamamen çıkarılmış olması, devam eden T1 hastalık, karsinoma in situ varlığı veya kas invazyonunun saptanması tedavi planını değiştirebilir.
Kasa invaze olmayan hastalıkta risk grubuna göre takip, mesane içi kemoterapi veya BCG tedavisi planlanabilir. Kas invazyonu saptanırsa daha kapsamlı evreleme ve tedavi değerlendirmesine geçilir.

TUR-MT Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

TUR-MT, mesane içinde görülen tümörlerin tanı ve ilk tedavisinde kullanılan temel cerrahi işlemlerden biridir. İdrar kanalından girilerek uygulanması nedeniyle karın bölgesinde kesi yapılmaz. Bu özellik, açık ameliyatlarla karşılaştırıldığında yara iyileşmesi ve kesi yeri ağrısı bakımından daha kısa bir toparlanma süreci sağlayabilir.
İşlemin önemli avantajlarından biri, tanı ve tedavinin aynı seansta gerçekleştirilebilmesidir. Cerrah görülebilen tümörü çıkarırken patolojik inceleme için doku örnekleri de elde eder. Böylece tümörün hücresel tipi, derecesi ve mesane duvarındaki ilerleme düzeyi değerlendirilebilir.
TUR-MT'nin başlıca avantajları şunlardır:

TUR-MT'nin tekrarlanabilir olması mesane kanseri açısından önemlidir. Kasa invaze olmayan mesane kanseri zaman içinde mesanenin aynı veya farklı bir bölgesinde tekrar ortaya çıkabilir. Takip sırasında yeni bir tümör görülürse işlem yeniden uygulanabilir.
Ancak kapalı yöntemle yapılması veya kısa sürede tamamlanabilmesi, TUR-MT'nin basit ya da risksiz bir işlem olduğu anlamına gelmez. Özellikle büyük, çok sayıda, yüksek dereceli veya mesane kasına ilerlemiş tümörlerde tedavi süreci yalnızca TUR-MT ile sınırlı kalmayabilir. Güncel kılavuzlarda tedavinin tümörün evresi, derecesi ve hastanın risk grubuna göre planlanması önerilmektedir.

TUR-MT Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi TUR-MT sırasında veya sonrasında bazı komplikasyonlar gelişebilir. Risklerin düzeyi; tümörün büyüklüğü, sayısı, mesanedeki konumu, rezeksiyonun derinliği, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve kan sulandırıcı kullanımı gibi faktörlere bağlıdır.

Ameliyat sonrası kanama olabilir mi?

Tümör dokusu çıkarılırken mesane duvarındaki küçük damarlar açılabilir. Bu nedenle ameliyat sonrasında idrarın pembe veya açık kırmızı görünmesi beklenebilir. Bazı hastalarda küçük pıhtılar da görülebilir.
Kanamanın giderek azalması ve idrar renginin açılması beklenir. Yoğun kırmızı kanama, büyük pıhtılar, idrar yapamama veya sondanın tıkanması durumunda yeniden müdahale gerekebilir.
Nadiren kan değerlerinde belirgin düşme meydana gelebilir. Bu durumda kan testleri, mesane yıkaması, pıhtıların endoskopik olarak temizlenmesi veya kanama alanının yeniden kontrol edilmesi gerekebilir.

Mesane delinebilir mi?

Mesane perforasyonu, rezeksiyon sırasında mesane duvarında istenmeyen bir açıklık oluşmasıdır. Özellikle tümörün derin yerleştiği, mesane duvarının ince olduğu veya tümörün yan duvarda bulunduğu işlemlerde risk artabilir.
Küçük ve mesane çevresindeki sınırlı alana açılan perforasyonlar çoğu zaman sondanın daha uzun süre tutulması ve mesanenin dinlendirilmesiyle iyileşebilir. Daha büyük perforasyonlarda, karın içine sıvı veya idrar kaçağı gelişmesi durumunda ek drenaj ya da cerrahi müdahale gerekebilir.
Mesane delinmesinden şüpheleniliyorsa ameliyattan hemen sonra mesane içine kemoterapi uygulanmaz. İlacın mesane dışına kaçması ciddi doku hasarına yol açabilir.

İdrar yolu enfeksiyonu gelişebilir mi?

TUR-MT sonrasında idrar yolu enfeksiyonu görülebilir. Sonda kullanımı, daha önce bulunan enfeksiyon, ileri yaş, diyabet ve bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar riski artırabilir.
İdrar yaparken giderek artan yanma, ateş, titreme, kötü kokulu veya bulanık idrar enfeksiyon belirtisi olabilir. Gerekli görülürse idrar kültürü alınır ve uygun antibiyotik tedavisi planlanır.
Antibiyotikler hasta tarafından gelişigüzel başlanmamalı veya önerilen süreden önce bırakılmamalıdır.

Ameliyat sonrasında idrar yapma güçlüğü olabilir mi?

Sonda çıkarıldıktan sonra mesanedeki şişlik, pıhtı, ağrı veya prostat büyümesi nedeniyle idrar yapmakta zorlanma görülebilir. Bazı hastalarda mesane yeterince boşalamaz ve geçici olarak yeniden sonda takılması gerekebilir.
İdrar yapamama, alt karın bölgesinde giderek artan dolgunluk ve ağrıya neden olabilir. Böyle bir durumda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Üretra darlığı oluşabilir mi?

Cerrahi aletlerin idrar kanalından geçirilmesi, nadiren üretrada hasar ve sonrasında iyileşme dokusuna bağlı darlık oluşmasına yol açabilir. İdrar akışının zamanla incelmesi, çatallı veya kesik kesik idrar yapma ve mesanenin tam boşalmadığı hissi üretra darlığını düşündürebilir.
Darlık saptanırsa endoskopik genişletme veya farklı bir cerrahi tedavi gerekebilir.

Tümör tamamen çıkarılamayabilir mi?

Tümörün büyük, çok sayıda veya derin olması tek seansta tamamen çıkarılmasını engelleyebilir. Güvenli cerrahi sınırlar içerisinde kalan tümörün çıkarılması ve ikinci bir işlem planlanması gerekebilir.
Tümör gözle tamamen çıkarılmış olsa bile mikroskobik hücreler mesane duvarında kalabilir. Bu nedenle patoloji sonucuna göre mesane içi ilaç tedavileri ve düzenli sistoskopi takibi uygulanabilir.

TUR-MT Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

TUR-MT sonrasında hastanede kalış süresi işlemin kapsamına ve hastanın durumuna göre değişir. Küçük ve komplikasyonsuz işlemlerde hasta aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilir. Geniş rezeksiyon, devam eden kanama, mesane perforasyonu şüphesi ya da ek sağlık sorunları varsa hastanede kalış süresi uzayabilir.

İdrarda kan ne kadar sürer?

İlk günlerde idrarın pembe veya açık kırmızı olması görülebilir. İdrar rengi açıldıktan sonra, ameliyat alanındaki iyileşme dokusunun ayrılmasına bağlı olarak günler sonra yeniden hafif kanama meydana gelebilir.
Hafif renk değişiklikleri sıvı tüketimiyle azalabilir. Ancak idrarın koyu kırmızı olması, büyük pıhtı çıkması, kanamanın artması veya idrar yapamama tıbbi değerlendirme gerektirir.

İdrar yaparken yanma normal midir?

Sonda ve cerrahi işlem idrar kanalında ve mesane içerisinde geçici hassasiyet oluşturabilir. Bu nedenle ilk günlerde idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi görülebilir.
Yakınmaların giderek azalması beklenir. Şiddetlenen yanma, ateş, titreme veya kötü kokulu idrar enfeksiyon açısından değerlendirilmelidir.

TUR-MT sonrasında ne kadar su içilmelidir?

Hekim tarafından sıvı kısıtlaması önerilmemişse yeterli su içmek idrarın seyrelmesine ve küçük pıhtıların dışarı atılmasına yardımcı olabilir. Ancak kalp yetmezliği, böbrek hastalığı veya farklı bir sağlık sorunu nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan hastalar kendi doktorunun önerisine uymalıdır.
Herkes için geçerli sabit bir günlük sıvı miktarı vermek doğru değildir.

İşe ve günlük yaşama ne zaman dönülebilir?

Hafif günlük aktivitelere çoğunlukla kısa süre içinde başlanabilir. İşe dönüş zamanı yapılan işin fiziksel ağırlığına ve ameliyatın kapsamına bağlıdır. Masa başı çalışan bir hasta daha erken dönebilirken ağır fiziksel iş yapan hastanın daha uzun süre dinlenmesi gerekebilir.
İlk günlerde ağır kaldırmaktan, zorlayıcı egzersizlerden, bisiklete binmekten ve ıkınmaya neden olacak aktivitelerden kaçınılması önerilebilir.

Cinsel ilişkiye ne zaman başlanabilir?

Cinsel ilişkiye yeniden başlama zamanı kanamanın sona ermesi, sondanın çıkarılması ve hastanın genel olarak toparlanmasına göre belirlenir. Erken dönemde zorlayıcı fiziksel aktivite kanamayı artırabilir.
Hastanın kendi kontrol randevusunda ameliyatı gerçekleştiren hekimin önerisini alması uygun olur.

Hangi belirtilerde doktora başvurulmalıdır?

TUR-MT sonrasında aşağıdaki belirtilerden biri gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

Bu bulguların görülmesi mutlaka ciddi bir sorun bulunduğu anlamına gelmez. Ancak komplikasyonların erken fark edilebilmesi için değerlendirme gerekir.

Patoloji Sonucuna Göre Hangi Tedaviler Uygulanabilir?

TUR-MT sonrasında uygulanacak tedavi patoloji sonucuna göre belirlenir. Tümörün evresi ve derecesinin yanında tümör sayısı, büyüklüğü, daha önce nüks edip etmediği, karsinoma in situ bulunması ve ilk rezeksiyonun yeterliliği değerlendirilir.
Kasa invaze olmayan mesane kanseri hastaları düşük, orta, yüksek veya çok yüksek risk gibi gruplara ayrılabilir. Tedavi ve takip sıklığı bu risk sınıflandırmasına göre düzenlenir. 2026 Avrupa Üroloji Birliği kılavuzu da tedavi kararlarını risk temelli bir çerçevede ele almaktadır.

Düşük riskli tümörlerde hangi tedaviler uygulanabilir?

Tek, küçük, düşük dereceli ve kasa ilerlememiş bazı tümörler düşük riskli kabul edilebilir. Bu hastalarda tam TUR-MT ve uygun koşullarda ameliyat sonrası tek doz mesane içi kemoterapi yeterli olabilir.
Ardından risk grubuna uygun sistoskopik takip yapılır. Yeni bir tümör görülürse tekrar TUR-MT uygulanabilir.

Orta riskli tümörlerde mesane içi tedavi gerekir mi?

Orta riskli hastalarda tek doz erken kemoterapinin yanında belirli bir süre devam eden mesane içi kemoterapi veya BCG tedavisi değerlendirilebilir. Hangi ilacın ve programın kullanılacağı nüks ve ilerleme riskiyle birlikte hastanın genel durumuna göre belirlenir.

BCG tedavisi nedir?

BCG, zayıflatılmış canlı bakterilerden hazırlanan ve mesane içine sonda aracılığıyla verilen bir immünoterapi yöntemidir. Amaç bağışıklık sistemini mesane içindeki kanser hücrelerine karşı uyarmaktır.
BCG, özellikle yüksek riskli kasa invaze olmayan mesane kanserinde ve karsinoma in situ varlığında kullanılabilir. Genellikle haftalık uygulamalardan oluşan başlangıç tedavisini, uygun hastalarda idame tedavisi izleyebilir.
BCG bir kemoterapi değildir. Mesane içi immünoterapidir. Ateşli idrar yolu enfeksiyonu, belirgin kanama veya mesane duvarında henüz iyileşmemiş hasar varsa uygulama ertelenebilir.

Yüksek riskli tümörlerde mesanenin alınması gerekir mi?

Yüksek riskli tümörü olan her hastada mesane hemen alınmaz. TUR-MT sonrasında BCG tedavisi ve yakın takip uygulanabilir. Ancak çok yüksek riskli hastalık, BCG'ye yanıt vermeyen tümör, tekrarlayan yüksek dereceli T1 hastalık veya bazı agresif histolojik özellikler varsa radikal sistektomi değerlendirilebilir.
Radikal sistektomi, mesanenin ve hastalığın özelliklerine göre çevredeki bazı yapıların çıkarıldığı kapsamlı bir ameliyattır. Bu karar hastalığın ilerleme riski, hastanın yaşı, genel durumu ve tercihleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Kasa invaze tümör saptanırsa ne yapılır?

Patoloji sonucunda mesane kasına ilerleme saptanırsa TUR-MT çoğunlukla tek başına yeterli tedavi değildir. Hastalığın lenf bezlerine veya uzak organlara yayılıp yayılmadığını değerlendirmek için ek görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Uygun hastalarda temel tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

Mesane koruyucu üçlü tedavi; mümkün olduğunca kapsamlı TUR-MT, radyoterapi ve radyoterapinin etkisini artıran kemoterapiyi birlikte içerir. Her hasta bu yaklaşım için uygun değildir. Tedavi seçimi üroloji, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisi disiplinlerinin birlikte değerlendirmesini gerektirebilir. NCI, mesane kanserinde tedavinin evre, derece, genel sağlık durumu ve hasta tercihleri dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtmektedir.

Mesane Tümörü Tekrarlar mı?

Mesane kanseri, özellikle kasa invaze olmayan grupta tekrar edebilen bir hastalıktır. Nüks, tedaviden sonra mesanede yeniden tümör görülmesi anlamına gelir. Yeni tümör ilk tümörün bulunduğu bölgede veya mesanenin farklı bir bölümünde ortaya çıkabilir.
Nüks riski bütün hastalarda aynı değildir. Şu özellikler riski etkileyebilir:

Tümörün tekrar etmesi ile hastalığın ilerlemesi aynı şey değildir. Nüks eden tümör yine kasa invaze olmayan özellikte olabilir. İlerleme ise tümörün daha yüksek evreye, özellikle mesane kasına veya mesane dışına ulaşması anlamına gelir.

TUR-MT tümörün yeniden oluşmasını önler mi?

TUR-MT görülebilen tümörü çıkarır ancak mesanenin başka alanlarında bulunan mikroskobik hücresel değişiklikleri tamamen ortadan kaldırmayabilir. Bu nedenle bazı hastalarda mesane içi kemoterapi veya BCG uygulanır.
Düzenli takip, yeni tümörlerin erken dönemde saptanmasını sağlar. TUR-MT'nin yapılmış olması sistoskopik takip ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

TUR-MT Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

Takip programının temelini sistoskopi oluşturur. Sistoskopiyle mesane iç yüzeyi doğrudan değerlendirilir. Bazı hastalarda idrar sitolojisi, bilgisayarlı tomografi veya üst idrar yollarını değerlendiren başka tetkikler de takip programına eklenebilir.
Kontrollerin sıklığı hastanın risk grubuna göre değişir. Düşük riskli bir hastayla yüksek riskli T1 veya karsinoma in situ hastasının takip planı aynı değildir.
İlk kontrol sistoskopisi genellikle ameliyat ve patoloji sonucuna göre belirlenen erken bir dönemde yapılır. Sonraki kontrollerde tümör görülmemesi hâlinde aralıklar risk grubuna göre uzatılabilir. Yüksek riskli hastalarda daha sık ve uzun süreli takip gerekebilir.
Takip randevularının aksatılmaması önemlidir. Mesane tümörü erken dönemde tekrar ettiğinde belirti vermeyebilir ve yalnızca sistoskopi sırasında fark edilebilir.

TUR-MT Hakkında Sık Sorulan Sorular

TUR-MT büyük bir ameliyat mıdır?
TUR-MT karın kesisi gerektirmeyen endoskopik bir işlemdir. Bununla birlikte anestezi altında uygulanır ve kanama, enfeksiyon veya mesane perforasyonu gibi riskler taşır. İşlemin kapsamı tümörün büyüklüğüne ve sayısına göre değişir.

TUR-MT ile mesane tamamen alınır mı?
Hayır. TUR-MT'de mesane içindeki tümör dokusu çıkarılır. Mesanenin tamamen çıkarılması radikal sistektomi olarak adlandırılan farklı bir ameliyattır.

TUR-MT ameliyatından sonra kanser tamamen biter mi?
Bazı düşük riskli tümörlerde tam rezeksiyon yeterli olabilir. Buna rağmen nüks olasılığı bulunduğu için takip gerekir. Yüksek riskli veya kasa ilerlemiş tümörlerde ek tedaviler gerekebilir.

TUR-MT kaç kez yapılabilir?
İşlem gerektiğinde tekrarlanabilir. Ancak çok sık tekrarlayan hastalıkta tümörün risk özellikleri ve alternatif tedaviler yeniden değerlendirilmelidir.

Ameliyat sonrası mesane içi kemoterapi şart mıdır?
Hayır. Erken tek doz mesane içi kemoterapi tüm hastalara uygulanmaz. Tümörün risk grubu, ameliyatın kapsamı, kanama ve mesane perforasyonu ihtimali dikkate alınır.

BCG tedavisi kemoterapi midir?
Hayır. BCG, mesane içine uygulanan bir immünoterapidir. Bağışıklık sisteminin tümör hücrelerine karşı yanıtını artırmayı amaçlar.

Patoloji sonucu kaç günde çıkar?
Patoloji sonucunun hazırlanma süresi merkezin çalışma düzenine, ek boyama veya ileri inceleme gereksinimine göre değişebilir. Kesin süre ilgili patoloji laboratuvarından öğrenilmelidir.

Mesane tümörü iyi huylu çıkabilir mi?
Evet. Mesane içerisinde görülen her oluşum kanser değildir. Kesin tanı, çıkarılan dokunun patolojik incelemesiyle konulur.

Sigara bırakmak önemli midir?
Sigara, mesane kanseriyle ilişkili başlıca önlenebilir risk faktörlerinden biridir. Mesane kanseri tanısı alan kişilerin sigarayı bırakması genel sağlık açısından önemlidir. Sigarayı bırakma sürecinde profesyonel destek alınabilir.

TUR-MT Sonrası Takip Neden Önemlidir?
TUR-MT, mesane tümörünün tanısı ve ilk tedavisinde temel bir işlemdir. Ancak tedavi süreci ameliyatla her zaman tamamlanmaz. Patoloji sonucunda tümörün evresi, derecesi ve kas dokusuyla ilişkisi değerlendirilir; gerekli durumlarda ikinci TUR-MT, mesane içi kemoterapi, BCG, radikal sistektomi veya mesane koruyucu tedaviler planlanabilir.
Mesane kanserinin yeniden ortaya çıkabilmesi nedeniyle sistoskopi kontrolleri önem taşır. Takip sıklığı her hasta için aynı değildir ve tümörün risk grubuna göre düzenlenir. İnternette bulunan genel bilgiler, patoloji raporunun ve kişiye özel ürolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.


İzmir'de TUR-MT Ameliyatı ve Mesane Tümörü Değerlendirmesi


İnternette “İzmir ürolog”, “İzmir üroloji doktoru”, “İzmir TUR-MT ameliyatı”, “İzmir mesane tümörü ameliyatı”, “İzmir mesane kanseri tedavisi” veya “İzmir sistoskopi” gibi kelimelerle arama yapan kişiler için öncelikle mesanedeki oluşumun yalnızca büyüklüğünün değil; sayısının, yerleşiminin, sistoskopik görünümünün, görüntüleme bulgularının, idrarda kanama durumunun ve hastanın genel sağlık özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi önemlidir. TUR-MT, mesane içindeki şüpheli dokuların doğal idrar yolundan girilerek endoskopik yöntemle çıkarılmasını ve patolojik incelemeye gönderilmesini sağlayan cerrahi bir işlemdir; ancak bu işlem yalnızca tümörün alınmasını değil, hastalığın evresinin ve derecesinin belirlenmesini de amaçlar. İzmir'de yapılacak ürolojik değerlendirmede sistoskopi, ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi bulguları, idrar tahlili, böbrek fonksiyonları, kullanılan kan sulandırıcı ilaçlar, geçirilmiş ameliyatlar ve hastanın genel sağlık durumu birlikte ele alınabilir. İzmir TUR-MT ameliyatı sonrasında elde edilen patoloji sonucu; tümörün kasa invaze olmayan grupta mı yoksa kas tabakasına ilerlemiş grupta mı olduğunu, yeniden TUR-MT gerekip gerekmediğini, mesane içine uygulanan tedavilerin uygunluğunu ve takip sıklığını belirleyen temel unsurlardan biridir. Kasa invaze olmayan mesane tümörlerinde düzenli sistoskopik takip, ikinci TUR-MT, mesane içi kemoterapi veya immünoterapi seçenekleri değerlendirilebilirken, kasa invaze hastalıkta radikal sistektomi, sistemik tedaviler ve radyoterapi gibi daha kapsamlı yaklaşımlar gündeme gelebilir. İnternetten ulaşılan bilgiler genel bir çerçeve sunabilir; ancak hangi tedavinin uygun olduğuna bir İzmir üroloji uzmanı tarafından yapılacak muayene, patoloji değerlendirmesi, görüntüleme incelemeleri, bilgilendirilmiş onam ve gerektiğinde multidisipliner görüşme sonrasında karar verilmelidir. TUR-MT dâhil hiçbir mesane tümörü tedavisinde kesin başarı, üstünlük veya tamamen risksiz bir sonuç garanti edilemez; sağlık alanındaki bilgilendirme içeriklerinin bilimsel, gerçeğe uygun ve yönlendirici olmayan bir dil taşıması gerekir.